Soru57: Allâh’ın Peygamberlerine farz olan bazı sıfatlar hakkında bilgi veriniz. Cevap-57: Allâh, Peygamberleri insanlara dünya ve Ahiret işlerini tebliğ etmek için göndermiştir. Onlar, insanların rehberi ve önderidirler, bu yüzden Allâh, Peygamberlerini, onlara layık, yakışan, iyi sıfatlar ve iyi ahlak ile sıfatlandırdı.
İbrahim(a.s.) ve sonrasında bu topraklar Allah (c.c.) ile irtibatı koparmadı ve tevhit inancı canlı kalmaya devam etti diyebiliriz. Bu nedenle İslam ve Allah (c.c.) ile ilgili tarihe aşinayız. Anlatan, anlayan ve referans aynı yerdir İslam söz konusu olduğunda. En azından bizim için. “İslam ve Allah ile ilgili bu tarih” Hz.
Allahın Yarattığı Güzellikler Müminlerin Şevk Ve Heyecan Kaynağıdır; Nefret Dünyasından Sevgi Dünyasına Geçme Zamanı Geldi; Kitap Ehli ile ilgili ayetler; Deccali sistem, İsa Mesih (a.s.)'ın ve Hz. Mehdi (a.s.)'ın zuhuru için özel olarak yaratılmıştır;
YüceRabbimiz’in yarattığı bitkilerde iman edenler için ayetler olduğu bir Kuran ayetinde şöyle haber verilmektedir: “O, gökten su indirendir. Bununla herşeyin bitkisini bitirdik, ondan bir yeşillik çıkardık, ondan birbiri üstüne bindirilmiş taneler türetiyoruz.
FurkanSuresi. Furkan Suresi, Mekke döneminde inmiştir. 68-70. âyetlerin Medine döneminde indiği konusunda bir rivayet de vardır. 77 âyettir. Sûre, adını ilk âyette geçen “elFurkân” kelimesinden almaktadır. Furkân, “hak ile batılı birbirinden ayıran”demek olup Kur’an’ın isimlerinden biridir.
Fq65. İnsanlar aynı duygu ve düşünceleri farklı ifade biçimleriyle ortaya koyarlar. Bu farklı biçimler farklı ses ve sözler, farklı yazı ve işaretler olabilir. Örneğin güzellik anlayışı ve kavramını İngilizler “beauty” ile, Almanlar “schön” ile İtalyanlar “bello” ile ifade ederlerken Arapça’da “hasen”, “bedi”, “ni’me” ve “cemal” gibi çok sayıda kelime aynı veya benzer anlamlar için kullanmaktadır. Kuran’da estetik ve sanat ile ilgili çok sayıda kelime yer alır. Bunların bir kısmı “Hüsn, Hasen, Hasene, Hasenat, Hüsna, Hasna, Ahsen, Latif, Letafet, Tayyib, Bedi, Cemal, Cemil, Ni’me, Sıbga, Sıbgatullah, Ziyne, Tezyin, Suver, Tasvir, Musavvir, Sana’a” olarak sıralanabilir. Güzellik anlamına gelen “Hüsn” kelimesinden türeyen hasen, hüsna, hasna, hasene kelimeleri Arap dilinde var olan dişi ve erkek kalıplara ait türevlerdir. Latif, tayyib, bedi ve ni’me kelimeleri de Kuran’da güzel anlamında kullanılmışlardır. Sıbga boya ve boyama anlamına gelir. Sıbgatullah “Allah’ın boyası ve boyaması” anlamına gelir. Yani bir anlamda ilahi resim. Suver, tasvir ve musavvir gelimeleri de suret ve tasarım anlamları içerir. Sana’a kelimesi ise direkt sanat anlamına gelir. Ayetlerden örnek verirsek; Kuran’da insanın güzel yaratılışından bahsedilirken, “Doğrusu, biz insanı en güzel bir surette yarattık” 95/4 ayetinde “ahsen-i takvim” ifadesi geçer. “Ahsen” kelimesi “hasen” kelimesinden türetilmiş “ism-i tafdil” denilen “en güzel” kıyaslama kavramını ifade eder. Kuran’da hem fizikî güzelliğe ve hem de duygusal güzelliğe dikkat çeken ayetlerden birisi de Hz. Meryem’den bahseden, “Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir kabulle kabul etti ve güzel bir çiçek gibi yetiştirdi” 3/37 ayetidir. “Kullarıma söyle, sözün en güzel olanını söylesinler” 17/53 ayeti de güzellikten ve güzel ifade biçiminden bahseden önemli bir tavsiyedir. Buna benzer bir başka ayet ise, “Ey Resulüm! Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır! Ve onlarla en güzel şekilde mücadele et” 16/125 ayetidir. “Sen, en güzel olan bir tarzda kötülüğü uzaklaştır; o zaman, görürsün ki seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost oluverir” 41/34 ayetinde güzellik “hasen” kelimesi kullanılarak anlatılmıştır. “Biz yeryüzündeki şeyleri, yeryüzüne bir süs kıldık” 18/7 ayetinde geçen “ziynet” ve “ahsen” kelimeleri de estetik ve sanat ile ilgili kelimeler arasında sayılabilir. “Allah, yarattığı her şeyi güzel yaratandır” 32/8 ayetinde ise “ahsen-ül halıkîn” ifadesi “en güzel yaratmayı” ifade etmektedir. “O, yarattığı her şeyi en güzel yapan ve insanı yaratmaya da bir çamurdan başlayandır. Sonra onu basbayağı bir sudan yapmıştır. Sonra da düzeltip bir biçime soktu” 32/7-9 ayetlerinde ise insanın estetik yaratılışı ve biçimlendirilişi anlatılır. “Allah, sizi suretlendirdi, suretinizi de en güzel bir biçim ve incelikte kıldı” 40/64 ayeti de aynı şekilde insanın yüzünün ve vücudunun güzelliğine işaret eder. Hatta insan o kadar güzel yaratılmıştır ki, Eski Yunan mitolojisi ve felsefesi en güzel kabul ettiği bir kadın heykelini “Venüs” adıyla putlaştırmış ve sanat eserindeki güzelliğe tapacak derecede hayran olmakla birlikte yaratıcısından gafil bir duruma düşüp hakikatten uzaklaşmıştır. Ayrıca cennet, pek çok ayette estetik ve güzellikten de bahsedilerek tasvir edilmektedir. Örneğin “Onların etrafında altın tepsiler ve testilerle dolaşılır; orada nefislerin arzu ettiği ve gözlerin zevk aldığı herşey vardır ve siz orada ebedi olarak kalacaksınız.” 43/71 “Allah’ın boyası ile boyan. Allah’ın boyasından daha güzel boyası olan kimdir?..” 2/138 ayeti ise açıkça İlahi sanat ve estetiği insanlara ders verir. Diyebiliriz ki, Allah cc, insanı güzel ve güzellikten, estetik ve sanattan anlayacak yeteneklerde yaratmış; evreni ve dünyayı da güzelliklerle doldurmuştur. İnsanların hem dünya, hem de ahiret hayatlarının güzel olması için “en güzel örnek” olarak bize Peygamber Efendimizi ve Kuran’ı yollamış ve bize güzellikleri görmeyi öğretmiştir. Güzel yaşayan insanları da ebedi güzellikler diyarına davet etmiştir.
Allah birdir vâhdâniyet ile ilgili ayetler İlâhınız bir tek Allah'tır. O'ndan başka ilâh yoktur. O, rahmândır, rahîmdir. Bakara 163 Allah, O'ndan başka tanrı yoktur; O, hayydir, kayyûmdur. Kendisine ne uyku gelir ne de uyuklama. Göklerde ve yerdekilerin hepsi O'nundur. İzni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. O'na hiçbir şey gizli kalmaz. O'nun bildirdiklerinin dışında insanlar O'nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O, yücedir, büyüktür. Bakara 255 Hayy ve kayyûm olan Allah'tan başka ilâh yoktur. Âl-i İmrân 2 Rahimlerde sizi dilediği gibi şekillendiren O'dur. O'ndan başka ilâh yoktur. O mutlak güç ve hikmet sahibidir. Âl-i İmrân 6 Allah, adaleti ayakta tutarak delilleriyle şu hususu açıklamıştır ki, kendisinden başka ilâh yoktur. Melekler ve ilim sahipleri de bunu ikrar etmişlerdir. Evet mutlak güç ve hikmet sahibi Allah'tan başka ilâh yoktur. Âl-i İmrân 18 Allah -ki ondan başka hiçbir tanrı yoktur- elbette sizi kıyamet günü toplayacaktır, bunda asla şüphe yoktur. Söz bakımından Allah'tan daha doğru kim vardır! Nisâ 87 Ey ehl-i kitap! Dininizde aşırı gitmeyin ve Allah hakkında, gerçekten başkasını söylemeyin. Meryem oğlu İsa Mesîh, ancak Allah'ın resûlüdür, o Allah'ın, Meryem'e ulaştırdığı kün Ol» kelimesinin eseridir, O'ndan bir ruhtur. O'nun tarafından gönderilmiş, yahut teyit edilmiş, yahut da Cebrail tarafından üfürülmüş bir ruhtur. Şu halde Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Tanrı üçtür» demeyin, sizin için hayırlı olmak üzere bundan vazgeçin. Allah ancak bir tek Allah'tır. O, çocuğu olmaktan münezzehtir. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Vekil olarak Allah yeter. Nisâ 171 De ki Hangi şey şahadetçe en büyüktür? De ki Hak peygamber olduğuma dair benimle sizin aranızda Allah şahittir. Bu Kur'an bana, kendisiyle sizi ve ulaştığı herkesi uyarmam için vahyolundu. Yoksa siz, Allah ile beraber başka tanrılar olduğuna şahitlik mi ediyorsunuz? De ki Ben buna şahitlik etmem.» O ancak bir tek Allah'tır, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden kesinlikle uzağım» de. En'âm 19 İşte Rabbiniz Allah O'dur. O'ndan başka tanrı yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O'na kulluk edin, O her şeye vekildir güvenilip dayanılacak tek varlık O'dur. En'âm 102 Yahudiler Allah'ı bırakıp bilginlerini hahamlarını; hıristiyanlar da rahiplerini ve Meryem oğlu Mesîh'i İsa'yı rabler edindiler. Halbuki onlara ancak tek ilâha kulluk etmeleri emrolundu. O'ndan başka tanrı yoktur. O, bunların ortak koştukları şeylerden uzaktır. Tevbe 31 Eğer onlar size cevap veremiyorlarsa, bilin ki, o ancak Allah'ın ilmiyle indirilmiştir ve O'ndan başka tanrı yoktur. Artık siz müslüman oluyor musunuz? Hûd 14 Resûlüm! De ki Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?» De ki Allah'tır.» O halde de ki O'nu bırakıp da kendilerine fayda ya da zarar verme gücüne sahip olmayan dostlar mı edindiniz?» De ki Körle gören bir olur mu hiç? Ya da karanlıklarla aydınlık eşit olur mu?» Yoksa O'nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma onlarca birbirine benzer mi göründü? De ki Allah her şeyi yaratandır. Ve O, birdir, karşı durulamaz güç sahibidir. Ra'd 16 Ey Muhammed! Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin gelip geçtiği bir ümmete gönderdik ki, sana vahyettiğimizi onlara okuyasın. Onlar Rahman'ı inkâr ediyorlar. De ki O benim Rabbimdir. O'ndan başka tanrı yoktur. Sadece O'na tevekkül ettim ve dönüş sadece O'nadır. Ra'd 30 İlâhınız bir tek Tanrı'dır. Fakat ahirete inanmayanlar var ya, onların kalpleri inkârcı, kendileri de böbürlenen kimselerdir. Nahl 22 Allah buyurdu ki İki tanrı edinmeyin! O ancak bir Tanrı'dır. O halde yalnız benden korkun! Nahl 51 De ki Eğer söyledikleri gibi Allah ile birlikte başka ilâhlar da bulunsaydı, o takdirde bu ilâhlar, Arş'ın sahibi olan Allah'a ulaşmak için çareler arayacaklardı. İsrâ 42 Allah, onların söyledikleri şeylerden münezzehtir; son derece yücedir ve uludur. İsrâ 43 Allah, kendisinden başka ilâh olmayandır. En güzel isimler O'na mahsustur. Tâhâ 8 Sizin ilâhınız, yalnızca, kendisinden başka ilâh olmayan Allah'tır. O'nun ilmi her şeyi kuşatmıştır. Tâhâ 98 Eğer yerde ve gökte Allah'tan başka tanrılar bulunsaydı, yer ve gök, bunların nizamı kesinlikle bozulup gitmişti. Demek ki Arş'ın Rabbi olan Allah, onların yakıştırdıkları sıfatlardan münezzehtir. Enbiyâ 22 Senden önce hiçbir resûl göndermedik ki ona Benden başka İlâh yoktur; şu halde bana kulluk edin» diye vahyetmiş olmayalım. Enbiyâ 25 Allah evlât edinmemiştir; O'nunla beraber hiçbir tanrı da yoktur. Aksi takdirde her tanrı kendi yarattığını sevk ve idare eder ve mutlaka onlardan biri diğerine galebe çalardı. Allah, onların müşriklerin yakıştırdıkları şeylerden münezzehtir. Mü'minûn 91 Mutlak hakim ve hak olan Allah, çok yücedir. O'ndan başka tanrı yoktur, O, yüce Arş'ın sahibidir. Mü'minûn 116 İşte O, Allah'tır. O'ndan başka tanrı yoktur. Önünde de, sonunda da hamd O'nundur, hüküm O'nundur. Ve ancak O'na döndürüleceksiniz. Kasas 70 Allah ile birlikte başka bir tanrıya tapıp yalvarma! O'ndan başka tanrı yoktur. O'nun zâtından başka her şey yok olacaktır. Hüküm O'nundur ve siz ancak O'na döndürüleceksiniz. Kasas 88 Ey insanlar! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın; Allah'tan başka size gökten ve yerden rızık verecek bir yaratıcı var mı? O'ndan başka tanrı yoktur. Nasıl oluyor da tevhidden küfre çevriliyorsunuz! Fâtır 3 Saf saf dizilmişlere, toplayıp sürenlere, zikir okuyanlara yemin ederim ki, ilâhınız birdir. Sâffât 1 O, hem göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbi, hem de doğuların Rabbidir. Sâffât 5 Resûlüm! De ki Ben sadece bir uyarıcıyım. Tek ve kahhâr olan Allah'tan başka bir tanrı yoktur. Sâd 65 Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi olan Allah üstündür, çok bağışlayıcıdır. Sâd 66 Eğer Allah bir evlât edinmek isteseydi, elbette yarattıklarından dilediğini seçerdi. O yücedir. O, tek ve kahhâr olan Allah'tır. Zümer 4 Allah sizi bir tek nefisten Âdem'den yarattı, sonra ondan da eşini yarattı. Sizin için hayvanlardan sekiz eş meydana getirdi. Sizi de annelerinizin karınlarında üç katlı karanlık içinde çeşitli safhalardan geçirerek yaratıyor. İşte bu yaratıcı, Rabbiniz Allah'tır. Mülk O'nundur. O'ndan başka tanrı yoktur. Öyleyken nasıl oluyor da O'na kulluktan çevriliyorsunuz? Zümer 6 Bu Kitap mutlak galip, hakkıyla bilen, günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, azabı çetin, lütuf sahibi Allah tarafından indirilmiştir. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur, dönüş ancak O'nadır. Mü'min 2 O gün onlar kabirlerinden meydana çıkarlar. Onların hiçbir şeyi Allah'a gizli kalmaz. Bugün hükümranlık kimindir? Kahhâr olan tek Allah'ındır. Mü'min 16 İşte O, her şeyin yaratıcısı olan Rabbiniz Allah'dır. O'ndan başka tanrı yoktur. O halde nasıl olup da döndürülüyorsunuz! Mü'min 62 O daima diridir; O'ndan başka hiçbir tanrı yoktur. O halde dinde ihlâslı ve samimi kişiler olarak O'na dua edin. Her türlü övgü âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. Mü'min 65 De ki Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Bana ilâhınızın bir tek İlâh olduğu vahy olunuyor. Artık O'na yönelin, O'ndan mağfiret dileyin. Ortak koşanların vay haline! Fussilet 6 Gökteki İlâh da, yerdeki İlâh da O'dur. O, hakîmdir, her şeyi bilendir. Zuhruf 84 O'ndan başka ilâh yoktur. Her şeyi O diriltir ve öldürür. Sizin de Rabbiniz, önceki atalarınızın da Rabbidir. Duhân 8 O, öyle Allah'tır ki, O'ndan başka tanrı yoktur. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. O, esirgeyendir, bağışlayandır. Haşr 22 O, öyle Allah'tır ki, kendisinden başka hiçbir tanrı yoktur. O, mülkün sahibidir, eksiklikten münezzehtir, selâmet verendir, emniyete kavuşturandır, gözetip koruyandır, üsündür, istediğini zorla yaptıran, büyüklükte eşi olmayandır. Allah, müşriklerin ortak koştukları şeylerden münezzehtir. Haşr 23 Allah; O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Müminler yalnız Allah'a dayanıp güvensinler. Tegâbün 13 O, doğunun da batının da Rabbidir. O'ndan başka ilâh yoktur. Öyleyse yalnız O'nun himayesine sığın. Müzzemmil 9 De ki O, Allah birdir. Allah sameddir. O, doğurmamış ve doğmamıştır. Onun hiçbir dengi yoktur. İhlâs 1
Anasayfa Galeri İslam Tövbe nedir, nasıl edilir? Tövbe ile ilgili ayet ve hadisler... İmanın ilk makamı, hak yolculuğunun başlangıcı ve Allah'a ulaşma kapısının anahtarı olan tövbe; kişinin şirk, küfür ve nifaktan imana, isyandan itaate, günahtan sevaba, yanlıştan doğruya yönelmesidir. İnsan her ne kadar Allah'ın mükemmel bir biçimde yarattığı varlık olsa da zaman zaman bilerek ya da bilmeyerek hata, kusur ve günah olarak nitelendirilebilecek türden davranış ve tutumlar sergileyebilir. Peki, tövbe nedir, nasıl edilir? Tövbe etmek için günah işlemiş olmak gerekir mi? Günde kaç kez tövbe etmek gerekir? Tövbede hangi dualar okunmalıdır? İstiğfar duası nedir? Tövbe hakkındaki bilgiler ile ayet ve hadisleri derledik. Giriş Tarihi 0858 Güncelleme Tarihi 1411 1 18 Tövbe nedir, nasıl edilir? Yüce Allah insana, çeşitli özellikler ve farklı güzellikler vermiştir. İnsan iyi ve kötü, hayır ve şer, sevap ve günah olan şeyleri yapabilecek yetenekte yaratılmıştır. Allah'ın koruması altında bulunan Peygamberler hariç bütün insanların az çok günahı vardır. Günah işleyebilen bir varlık olması nedeniyle Yüce Allah günahtan kurtuluş yolu olarak tövbe kapısını insanlara açmıştır. Her insanın tövbeye ihtiyacı vardır. Sözlükte, dönmek ve vazgeçmek anlamına gelen ve daha çok Allah'a dönme ve yönelmeyi ifade eden tövbe; günah ve hataların verdiği iç sancısı ve kötü huyları iyi huylarla değiştirmedir. Din ıstılahında tövbe; insanın işlediği günahını anlayıp, onu bırakması ve Allah'a dönüp O'ndan, yaptığı kötülüğü ve işlediği günahı affedip bağışlamasını dilemesi, pişman olduğunu da belirterek yalnız O'na yalvarması demektir. Tövbe, günah işleyen insanın kurtuluş ve Allah'a sığınma kapısıdır. Bu kapıya muhtaç olmayan hiçbir insan yoktur. Tövbe etmek, hem Allah ve Peygambere itaattir hem de günahlardan kurtuluştur. Tövbe etmeyen insan kendisine zulmetmiş olur. Rihle İlim için yapılan seyahatler 2 18 Tövbenin üç unsuru vardır a Tövbe etmeyi gerektiren günah b Günaha tövbe eden insan c Tövbeyi kabul eden Allah. Tövbenin söz konusu olabilmesi için işlenmiş bir günahın bulunması gerekir. Günah, Kur'ân-ı Kerim'de "büyük günah" ve "küçük günah" olmak üzere iki çeşit olarak zikredilmiştir. Küçük günahlar ibadetler, musîbet ve felaketlere sabır gibi yapılan güzel ameller sebebiyle bağışlanır. Büyük günahlara mutlaka tövbe edilmesi gerekir. "Büyük günah", hırsızlık etmek, yalan söylemek, yalancı şahitlik yapmak, iftira etmek, zina etmek, namaz kılmamak, oruç tutmamak, zekat vermemek gibi Allah ve Peygamberin kesin emir ve yasaklarına uymamak, haram kıldığı şeyleri yapmak ve işleyenlere ceza olarak Allah'ın gazabı, laneti, azabı ve cehennem olduğu bildirilen günahları işlemektir. "Eğer siz size yasaklanan günahların büyüklerinden kaçınırsanız sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere cennete koyarız" Nisa, 4/31 buyurulmuştur. Bu âyette büyük günahlar "kebâir" kelimesi ile küçük günahlar ise "seyyiât" kelimesi ile ifade edilmiştir. Dua nedir? Peygamberimizin ve ashabının duaları 3 18 Tövbe kapısının açık olması doğası gereği hayır ve şer işlemeye yatkın ve elverişli olan insan için bir fırsattır. Her insan, nitelik ve niceliği değişse de günah işler ve hata eder. Ama erdem ve gerçekten iman sahibi mümin, işlediği günah veya yaptığı hatadan, pişmanlık duyarak hemen Yüce Rabbine sığınır ve O'ndan af dileyerek tövbe eder. O günah ve hatada, bile bile ısrar etmez. Tövbeleri kabul merciinin sadece Allah olduğunu bilir ve O'na yönelir. İşte tövbe ile ilgili ayet ve hedisler... 5 18 Tövbe etmek için günah işlemiş olmak gerekir mi? "Ey iman edenler! Allah'a yürekten nasûh tevbesiyle tevbe edin. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter. Allah'ın, peygamberi ve onunla beraber olanları utandırmayacağı günde, sizi altından ırmaklar akan cennetlere sokar..." Tahrîm, 66/8 Günah ve çirkin sayılan işleri yapmaktan kaçınmak dinimizin emridir. Bununla birlikte insanlar suç ve günah işleyebilirler. Kur'ân-ı Kerîm ve hadîs-i şeriflerde bir günah işlenmesi durumunda, kişinin günahta ısrar etmeyerek hemen tövbe etmesi gerektiği ve Allah'ın içten yapılan tövbeleri kabul edeceği belirtilmiştir. Esasen tövbe ve istiğfarda bulunmak için günah işlemiş olmak gerekmez. Peygamberimiz ve ashabının tevazusu
Allah GüzeldirAllah Güzeldir; Her Yaptığı ve Yarattığı da Güzeldir Allah'ın isim-sıfatlarından biri "muhsin" güzel yapıp edendir. Allah muhsin olduğu için her yarattığını güzel yaratmıştır. O, insanı da güzel, hatta en güzel biçimde yaratmıştır bkz. 32/Secde, 7; 40/Mü'min, 64; 64/Teğâbün, 3; 59/Haşr, 24; 95/Tîn, 4. İnsanın ürettiği tüm güzelliklerin gerçek sahibi ve yapıp edicisi Allah olup bu üretimde, insanın beynini, gönlünü, elini, dilini kullanmaktadır. Allah'tan daima güzellik zuhur eder. Kötü ve çirkin seyyie, insan nefsinin ürünüdür 4/Nisâ, 79. Allah, yaratıcıların en güzelidir 40/Mü'min, 14; 37/Sâffât, 125. Var ettiklerine en güzel boyayı vuran da Allah'tır 2/Bakara, 138. Allah, aynı zamanda hüküm verme bakımından da en güzel olandır 5/Mâide, 50. Rızkın en güzeli de Allah'tan gelir. O, rızık verme yönüyle de en güzeldir 65/Talâk, 1; 11/Hûd, 88; 22/Hacc, 58; 16/Nahl, 75. Sözün de en güzelini bir kitap halinde indiren O'dur, O'nun kelâmı da tüm güzellikleri içerir 39/Zümer, 23. Bu yüzden insana, indirilen sözün en güzeline uyması emredilir. İnsana inen sözlerin en güzeli Allah'ın sözüdür 39/Zümer, 55. Bu yüzden, güzel insanların bir niteliği, sözü dinleyip onun en güzeline uymaktır 39/Zümer, 18. En güzel din, güzellikler sergileyerek Allah'a teslim olanların dinidir 4/Nisâ, 125. Allah, fiil, söz ve hükmüyle en güzelin kaynağı olduğundan, en güzel isimler esmâu'l-hüsnâ da O'nundur 7/A'râf, 180; 20/Tâhâ, 8; 59/Haşr, 24. Kur'an'ın ideal insanı "muhsin" diye anılmaktadır. Kur'an'da 39 kez tekrarlanan "muhsin", güzel düşünüp güzel eylemler yapan kişi demektir. Muhsin, tamamına yakın yerde çoğul şekliyle kullanılmıştır. Bu da gösterir ki, güzellik üretimi toplumsal bir idrâk ve uğraş olmadan fazla gelişemez. Kur'an'ın kılavuzluğu, rahmeti ve öğüdü, muhsinler güzel düşünüp güzel şeyler üretenler içindir; Kur'an onlara hayır ve bereket getirir 31/Lokman, 3. Güzelle ilgisi kopuk, güzelliği hayatından silmiş kişiler ve toplumlar Kur'an'ın hidâyetini anlayamazlar ki ondan hayır ve bereket görsünler. Güzele düşmanlık sergileyenler ise Kur'an'ın rahmetinden nasipsizlikle kalmazlar, onun lânetine de uğrarlar. Leyl sûresi 6-9. âyetler, bu lânetlenmenin kanıtı olarak hayatın zorlaştırılmasını, kaosa itilmeyi göstermektedir. Kur'an, kendi bağlılarını "sözleri dinleyip onların en güzeline uyan insanlar" olarak tanıtmaktadır 39/Zümer, 18. Bu demektir ki, güzellikten uzak bir çağrı, adına ne denirse densin, hangi iddia ile ortaya sürülürse sürülsün, Allah'ın değer vereceği bir dâvet tüm iddiaları, inatları, ikiyüzlülükleri, sloganları aşan ölümsüz bir ilke getirmekte ve insanın dikkatini bu ilkeye çekmektedir "Güzel düşünmenin, güzellik üretmenin karşılığı güzellikten başkası olmayacaktır" 55/Rahmân, 60. Güzellik üretenlerin karşılıkları, diğer üretimlerden farklı olarak iltimaslı, fazla olarak verilecektir 10/Yûnus, 26. Güzelliğin hayatı kolaylaştırması, belki de o "fazlalar" yüzündendir. Çirkinliği güzelle değiştirme veya çirkinin ardından güzel sergileme, çirkinin sonuçlarını silip süpürür ki, bu da Allah'ın af ve bağışının bir uzantısıdır. Bu yüzden Kur'an, insanı sürekli olarak çirkini güzelle değiştirmeye çağırır 13/Ra'd, 22; 28/Kasas, 54; 11/Hûd, 113; 25/Furkan, 70; 27/Neml, 11. Çirkine güzelle karşılık verme yeteneği, en azılı düşmanı en samimi dost haline getirebilir 41/Fussılet, 34. Kehf sûresi, 104. âyeti, sınaat yönüyle üretilen güzelliğin gerçek bir güzellik olmadğını, sadece bunu üretenlere bir güzellik sanısı verdiğini belirtiyor. Âyeti iyi değerlendirmek için, kendinden önceki âyetle bağlantısını dikkate almak gerekiyor. Şöyle deniyor "De ki; size, yaptıkları işler bakımından en çok hüsrâna uğrayanları bildireyim mi? Bunlar o kimselerdir ki, dünya hayatındaki gayretleri boşa gitmiştir de buna rağmen onlar sınaat yoluyla güzellikler sergilediklerini sanırlar." 18/Kehf, 104. Bu âyetten yola çıkarak diyebiliriz ki, teknolojinin elinden beklenen bir güzellik, güzellik adına aldanıştan ibârettir. Esasen Kur'an insanın süslenip püslenen bazı çirkinlikleri güzellik gibi görebilen bir yapıya sahip olduğuna dikkat çeker. Ve bu, insanın sapma noktalarından biridir 35/Fâtır, 8; ayrıca bkz. 3/Âl-i İmrân, 120; 9/Tevbe, 50. Allah güzeldir, muhsindir. En büyük ihsan sahibi Allah olduğu için Kur'an'da ?Allah her şeyi güzel bir şekilde yarattı" 32/Secde, 7; ayrıca bkz. 40/Mü'min, 64; 64/Teğâbün, 3; 59/Haşr, 24 denilmektedir. Eğer insanlar hep güzel işler yaparlarsa, davranışlarını ?ihsân' üzere gösterirlerse, bunun karşılığı olarak ?ihsân' görürler, güzellikle muâmele edilirler 55/Rahmân, 60.Allah, ihsân sahibi olan, güzel davranışlarda bulunanları övmektedir ?Kim, din yönünden iyilik edici ihsân sahibi olarak yüzünü Allah'a teslim edip dosdoğru İbrahim dinine tâbi olan kimseden daha güzel olabilir? Allah, İbrahim'i dost edinmişti.? 4/Nisâ, 125. Allah, güzel işler sergileyen ihsân sahipleriyle beraberdir, onları sever, onları korur, onlara dünya ve âhirette iyilikler verir 2/Bakara, 195; 3/Âl-i İmrân, 134, 147; 5/Mâide, 13, 85, 93; 7/A'râf, 57; 9/Tevbe, 120; 29/Ankebût, 69 vd.. ?...Biz, muhsinlere güzellik sergileyen ve iyilik yapanlara ziyâde vereceğiz mükâfatı arttıracağız' dedik." 2/Bakara, 58?...İhsân edin her türlü hareket ve davranışınızı güzel ve dürüst yapın; Allah muhsinleri güzel iş yapanları sever.? 2/Bakara, 195?O takvâ sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için infak ederler harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da ihsân sahiplerini güzel davranışta bulunanları sever.? 3/Âl-i İmrân, 134?Allah'a ibâdet edin ve O'na hiçbir şeyi şirk/ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara ihsân edin/iyi davranın. Allah kendini beğenen ve daima böbürlenen kimseyi sevmez.? 4/Nisâ, 36"Öne geçen ilk muhâcirler ve ensâr ile onlara ihsânla/güzellikle tâbi olanlar var ya, işte Allah onlardan râzı olmuştur, onlar da Allah'tan râzı olmuşlardır. Allah onlara, içinde ebedî kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük kurtuluştur." 9/Tevbe, 100 ?İhsân edenlere/güzel amel işleyenlere daha güzel mükâfat cennet, bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir toz kara leke bulaşır, ne de bir horluk gelir. İşte onlar cennet ehlidirler. Ve onlar orada ebedî kalacaklardır.? 10/Yûnus, 26?Sabırlı ol, çünkü Allah, ihsân sahibi muhsinlerin güzel iş yapanların mükâfatını zâyi etmez.? 11/Hûd, 115?Muhakkak ki Allah, adâleti, ihsânı güzel iş yapmayı, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder. Çirkin işleri, fenâlık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.?16/Nahl, 90?Eğer ihsân ederseniz güzel davranışlarda bulunursanız, kendinize ihsân etmiş olur; kötülük ederseniz yine kendinize etmiş olursunuz...? 17/İsrâ, 7?İman edip sâlih amel işleyenler bilmelidirler ki Biz, güzel işler yapanların ahsene amelâ ecrini zâyi etmeyiz. İşte onlara, içinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır...? 18/Kehf, 30-31"...Allah sana ihsân ettiği gibi, sen de insanlara ihsân güzellikler sergile..." 28/Kasas, 77?İnsanları Allah'a çağıran, sâlih/iyi ve güzel iş yapan ve ?ben müslümanlardanım' diyenden daha güzel sözlü kim olabilir? Hasene/güzellik, iyilik ile; seyyie/çirkinlik, kötülük bir olmaz. Sen, çirkinliği/kötülüğü en güzel olan şeyle uzaklaştır; o zaman bakarsın ki seninle arasında düşmanlık olan kimse, sanki sıcak bir dost oluvermiştir.? 41/Fussılet, 33-34 ?Biz insana, ana babasına ihsânı/güzel davranıp iyilik etmesini tavsiye ettik...? 46/Ahkaf, 15
“Muhakkak ki göklerin ve yerin yaratılışında ve gece ile gündüzün değişmesinde akıl sahipleri için Allah’ın varlık ve birliğine, kudret ve rahmetine işaret eden pek çok deliller vardır. Onlar ki, ayakta iken de, yatarken de, daima Allah’ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışını tefekkür ederler. Bunları boş yere yaratmadın ey Rabbimiz!’derler. Seni bütün noksanlardan tenzih ederiz. Sen de bizi cehennem ateşinden koru.” Âl-i İmran Suresi 190-191 Bulutsuz bir gecede gökler âlemine baktığımız zaman, ruhumuzun tâ derinliklerine kadar nüfuz eden, heyecan ve hayranlık duygularına sebep olan güzel levhaları görürüz. Süreyya Takım yıldızından burçlara, parlak yıldızlardan semanın bir başından diğer başına uzanan bulut şeklindeki, Arapça Kehkeşan, Türkçe Samanyolu denilen galaksiye kadar görünen gök cisimleri, şairâne bir ruh taşıyan insanlara şarkılar ve şiirler yazdırır. İnanan ya da inanmayan her insan, bu muhteşem tablo karşısında âdetâ kendinden geçer. Nihayetsiz ilmiyle uçsuz bucaksız kâinatın plan ve programını çizen ve sonsuz kudretiyle o planı hayata geçirip âlemi yoktan var eden Cenab-ı Hak, iktibas ettiğimiz ayetlerle nazarımızı onlara çevirmekte ve ibret nazarıyla bakıp, kudret ve azametini anlamaya bizleri dâvet etmektedir. Bir gün Sevgili Peygamberimize asm “Allah’ın yaratığı ilk şey nedir?”diye sahabeler sordular. Cevabında “Rabbimin ilk yarattığı şey benim nurumdur.”dedi. İşte o nurdan, dev bir kozmik çorbayı andıran macun gibi bir maddeyi yaratan Cenab-ı Hak, celal ile tecelli ederek o maddeyi ikiye ayırdı. Bir kısmını sıvı, diğer kısmını gaz şekline getirdi. Gaz olan kısmından yedi kat gökleri yaratarak, tohumlar gibi yıldızları içine serpti. Sıvı kısmını köpük haline getirerek, ondan dünya ile beraber yedi küreyi icat etti. Önce bitişik olan dünya ile gökleri birbirinden ayırt etti. “Gökler ve yer bitişik iken Biz onları birbirinden ayırdık.” Enbiya Suresi 30ayeti bu hakikati ifade eder. Bediüzzaman’dan mealen aktardığımız bu açıklamalar, kâinatın ilk yaratılışı hakkında bilgi vermektedir. Yeni fenler dahi buna benzer açıklamalar yapmaktadır. 1970 yılının başlarında ortaya atılan ve halen geçerliğini koruyan “Büyük Patlama”teorisi, fenlerin izahıyla, dinimizin izahlarının birbiriyle örtüştüğünü göstermektedir. O büyük patlamayla birbirinden uzaklaşan kâinatın maddesi, kâinatın da sürekli genişlediğinin ifadesidir. “Biz kâinatı sürekli genişletmekteyiz.”mealindeki ayet bu hakikate işaret eder.
allah ın yarattığı güzellikler ile ilgili ayetler