Allah-u tealanın “hayır. Onların yaptıkları kalplerini kirletmiştir” diye buyurduğu ayet ile işte bunu kastetmiştir. · Haram yolla elde edilen malla ne hac kabul edilir, ne umre, nede akraba ziyareti kazançların en kötüsü faizdir. · Allah şerrin kapılarını kilitlemiştir. İçkide o kilitlerin anahtarı kılınmıştır.
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s)'in İstanbul'un fethi ile ilgili hadisi ve anlamı GİRİŞ 29.05.2020 12:48 GÜNCELLEME 29.05.2020 13:19
Buyüzden de Tolstoy'un Hz. Muhammed'in hadislerinden derlediği kitapçığını KGB gibi Rus istihbarat birimleri gizli tutmaya, unutturmaya ve basılmasını engellemeye çalışıyorlardı. Tolstoy, bu risale (kitapçık) ile Rus okurlarını Hz. Muhammed'in hadisleriyle tanıştırmıştır.
Hz. Muhammed (s.a.a) Sonradan özür dilemeyi gerektiren şeyleri yapmaktan kaçınınız. Hz. Muhammed (s.a.a) Haset, ateş nasıl odunu yer yutarsa iyilikleri yer yutar, mahveder. Hz. Muhammed (s.a.a) Mazlumun bedduasından sakınınız. O dua ile Allah arasında perde yoktur. Hz. Muhammed (s.a.a) Dostlukta da düşmanlıkta da aşırıya
HzMuhammed pedofili olsaydı, Hasan ve Hüseyin harici öpmeyle alakalı hadis nakledilmez miydi? Veyahut, pedofili olan birisi; akşam vakti karanlıkta çocukları taciz etmez miydi? Veyahut, çocukları öperken onu yargılayan kişiler, gerçekten sevgi ve merhamet ile değil de; (şehvet) ile öpseydi ses çıkarmazlar mıydı?
Tg5Q6qi. Hadisler Hadisler; Hadis, söz ve haber anlamına gelir. Hadis Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in sav sözlerini ve hareketlerini anlatan sözler anlamın da kullanılır. Peygamberimizin ahlaki ve beşeri özelliklerinden oluşan sünnetinin söz veya yazı ile ifade edilmiş şeklidir. Bu mana da hadis sünnet ile aynı anlamdadır. Dinimizde hadis, Kuran-ı Kerim den sonra ikici kaynak olarak kabul edilir. Yani Kuran-ı Kerim de herhangi bir konu hakkında bilgi bulamıyorsak hadislere başvurabiliriz. Hadislerin gerçekliğin de temel onların Kurana ve mantığa uygun olmasıdır. Hadisler ilk günden beri kayda alınmamış ama insanların hafızalarında kalmıştır. Hadislerin yazıya geçirilmesi Hicret’in 2. Yüzyılından itibaren olmuştur. Bu iki yüzyıllık süreçte insanlar kulaktan kulağa, dilden dille hadisleri aktarmıştır. Peygamber Efendimiz sav; ” Din nasihattir, samimiyettir” buyurdu. “Kime Ya Rasülallah?”diye sorduk. O da” Allah’a, kitabına, peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün Müslümanlara” diye cevap verdi. Müslim, İman,95 Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz. Buhari, İlm,12. Müslim, Cihad,6 Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir. Tirmizi, İlm,14 Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran. Tirmizi, Birr,55 Hiçbiriniz kendi için istediğini mümin kardeşi için de istemedikçe gerçek iman etmiş olamaz. Buhari, İman, 7; Mümin, İman, 71. İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de gerçek anlamda iman etmiş olamazsınız. Müslim, İman, 93; Tirmizi Sifatu’l Kıyame, 56 Müslüman insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir. Tirmizi, İman, 12; Nesai,İman, 8. Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye, söyleye Allah katında sıdık doğru sözlü diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür, kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye, söyleye Allah katında kezzab çok yalancı diye yazılır. Buhari, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104. Mümin kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirEmeyeceğin söz verme. Tirmizi, Birr, 58. Mümin kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırmak sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır. Tirmizi, Birr, 36 Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar. Müsli, Birr, 33 Allahın rızası, anne ve babanızın rızasındadır. Allah’ın öfkesi de anne ve babanın öfkesindedir. Tirmizi, Birr, 3. Son Güncelleme 071408 Hadisler ile ilgili bu madde bir taslaktır. Madde içeriğini geliştirerek Herkese açık dizin kaynağımıza katkıda bulunabilirsiniz. 3 Yorum Yapılmış "Hadisler" hadisler ilk defa peygamberimiz zamanında yazıya geçirilmiştir Ali . YAZ bence cok ama cok guzel kardesler Esnan . YAZ her şeyi harika düzenlemişler... Zehra . YAZ Hz Muhammedin Hicreti Hz Muhammed'in Hicreti; Mekkeli müşrikler Hz. Muhammedi öldürmek için kati kararlar alıyor... Şimdi hicret sırası Hz. Muhammed'e gelmişti. Ellerinin altındayken bir şey yapamadıkları bu insan eğer Medine'ye hicret edecek olursa bu iş iyice çığırın... Habeşistan’a Hicret “Zulme uğradıktan sonra, Allah yolunda hicret edenleri, and olsun ki, dünyada güzel bir yerde yerleştiririz. Âhiret ecri ise daha büyüktür.” en-Nahl Sûresi, 41 a Habeşistan’a İlk Hicret Edenler 615 M. Müşriklerin ezâları dayanılmaz bir h... Mekke Müşriklerinin Müslümanlara Karşı Davranışları İslâm’ın Mekke’de yayılmaya başlaması ile Mekke halkı iki kısma ayrıldı. l Müslümanlar, 2 Müslümanlığı kabûl etmeyen müşrikler. Müşriklerin, Müslümanlara karşı davranışları, sırasıyla beş safha geçirdi Alay, hakaret, işkence, ilişkileri kesme ... Hz Muhammedin İslama Daveti Peygamber Efendimiz ilk üç yıl halkı gizlice İslâm’a dâvet etti. Yalnızca çok güvendiği kimselere İslâm’ı açıkladı. 62 Başta Hz. Ebû Bekir olmak üzere, Hak dini kabul etmiş olanlar da, el altından güvendikleri arkadaşlarını teşvik ediyorla... İlk Müslümanlar İlk Müslümanlar, İslamiyet'i ilk olarak kabul edenlerdir. Hz. Muhammed'e vahiy geldikten sonra etrafında bulunan kişiler, İslam dinini kabul edip, Müslüman olmuştur. İslamiyet'i ilk olarak eşi Hz Hatice kabul ederek, ilk namazı birlikte kılmıştır. Ar... İslamda ilk İbadet İslâmda Allah’a imândan sonra ilk farz kılınan ibâdet, namazdır. İkinci vahiy ile el-Müddessir Sûresinin ilk âyetlerinin indirilmesinden sonra, Mekke’nin üst yanında bir vâdide, Cibril Rasûlullah gösterip öğretmek için abdest almış... Hz Muhammedin Peygamber Oluşu Hz Muhammedin Peygamber oluşu, kırk yaşlarında 610 senesinde Mekke'de gerçekleşmiştir. O dönemlerde Mekke'de bulunan hanif ve kendini dünya işlerinden soyutlayıp ibadete vermek isteyenler, recep ayında Hira dağına çekilerek, inzivaya dalarlardı. Hz M... Hz Muhammedin Kabe’nin Tamirinde Hakemliği Hz. İbrâhim ve Hz. İsmâil tarafından yapılmış olan Kâbe, geçen uzun asırlar içinde yağmur ve sel suları ile harabolmuş, tâmir edilmesi gerekmişti. Kureyşliler, Kâbe binasını yıkarak, yeniden yapmaya karar verdiler. Yardımlar toplandı, gerekli malz... Hz Muhammedin Çocukları Hz Muhammedin çocukları eşi Hz Hatice'den ve Maruyye'den olmuştur. Hz Hatice'den olan çocuklarının iki tanesi erkek, dört tanesi kızdır. Maruyye adlı eşinden de bir oğlu olmuştur. Dürüstlüğü ile bilinen Hz Muhammed'e Mekke'de amcasıyla ticaretle uğra... Hz Muhammedin Evlilik Dönemi 1- TİCÂRET HAYÂTI Bütün Mekke’liler gibi Hz. Muhammed de amcasıyle birlikte ticâret yapıyordu. Gerek çocukluğunda, gerekse ticâret hayâtında, dürüstlüğü ile tanınmıştı. Sözünde durmadığı, yalan söylediği, başkalarına zarar verecek bir da... Hz Muhammedin Gençlik Dönemi 1- EBÛ TÂLİB’İN HİMÂYESİ Peygamberimizin hayâtının sekiz yaşından yirmibeş yaşına kadar olan dönemine “gençlik devresi” denilir. Bu devrede Rasûlullah amcası Ebû Tâlib’in yanında, onun himâyesi altında bulunmuştur. Ebû Tâlib, zeki ve ... Hz Muhammedin Çocukluk Dönemi Hz. Muhammed Milâddan sonra 571 senesi, Fil Yılı’nda, 12 Rebiülevvel 20 Nisan pazartesi gecesi sabaha karşı, Mekke’nin doğusunda bulunan “Hâşimoğulları Mahallesi”nde, babasından kendisine mirâs kalan evde doğdu. Arapların takvim başı olara... Hz Muhammedin Doğduğu Çevre Hz. Muhammedin Amcaları Hz. Muhammed'in Mucizeleri Hudeybiye Antlaşması Hz. Muhammedin Mekke Dönemi Peygamber Nitelikleri Hz Muhammedin Kısaca Hayatı Hz Muhammedin Eşleri Ve Çocukları Hz Muhammedin Hayatı Çizgi Film Hz Muhammedin Hadisleri Hz Muhammedin Güzel Ahlakı Hz Muhammedin Vefatı Hz Muhammedin Veda Hutbesi Mekkenin Fethi Hendek Savaşı Uhud Savaşı Bedir Savaşı Hz Muhammedin Katıldığı Savaşlar Hz Muhammedin Hicreti Habeşistan’a Hicret Mekke Müşriklerinin Müslümanlara Karşı Davranışları Hz Muhammedin İslama Daveti İlk Müslümanlar İslamda ilk İbadet Hz Muhammedin Peygamber Oluşu Hz Muhammedin Kabe’nin Tamirinde Hakemliği Hz Muhammedin Çocukları Hz Muhammedin Evlilik Dönemi Hz Muhammedin Gençlik Dönemi Hz Muhammedin Çocukluk Dönemi Popüler İçerik Hz Muhammedin Veda Hutbesi Hz. Muhammedsav efendimizin insanlara son mesajıdır. 8 mart 632 senesinde, cuma günü zevalden sonra kasva adlı devesi üzerinde müslümana ira... Mekkenin Fethi Mekkenin fethi, Müslümanların Kureyşlilerin elinde bulunan Mekke'yi 11 Ocak 630 senesinde alması ile gerçekleşmiştir. Mekke şehri Hz Muhammed'in dünya... Hendek Savaşı Hendek savaşı, Müslümanlarla Mekkeli müşriklerin yapmış olduğu son savaştır. Bu savaş hicretin beşinci yılında, 627 senesinde yapılmıştır. Müslümanlar... Uhud Savaşı Uhud savaşı, 625 yılında Uhud dağı eteklerinde yapılmıştır. Savaş Medine'de bulunan Müslümanlarla, Mekke'deki Ebu Süfyan'ın ordusu arasında geçmiştir.... Bedir Savaşı Bedir Savaşı, Müslümanlar ve Kureyşli müşrikler arasında 13 Mart 624 tarihinde yapılmış olan ilk savaştır. Bu savaş Müslümanlar ve Kureyşliler arasınd... Hz Muhammedin Katıldığı Savaşlar Hz. Muhammed'in Katıldığı Savaşlar;Bedir Savaşı Bedir Savaşı hicretin 2. senesinin Ramazan ayında meydana geldi. Daha önceden düşünülüp tertiplenmiş ...
Cesaret ile ilgili hadisler Cesaret konusunda Peygamber Efendimiz sav’in söylediği sözleri bulamadık fakat kendisinin hal ve hareketleri de hadistir. Peygamber sav. Efendimizin zor zamanlarda nasıl cesaret gösterdiği bir kaç olayı aşağıda sizlere aktaracağız. Konumuzda sizler cesaretliliği ile ilgili hadisler ve olayları aktarmaya çalışacağız.. Cesaret ile ilgili hadisler Peygamber Efendimiz sav’ in hicret yolculuğu sırasında çadırını ziyaret ettiği Ümmü Mabed isimli cömertliği iffeti ve cesareti ile tanınan biri Peygamber Efendimiz sav’i tanımamıştır. Ancak Peygamberimiz sav’i anlatılanlardan tanıyan kocasına onu şöyle tarif etmiştir “Aydın yüzlü ve güzel yaradılışlı idi; zayıf ve ince de değildi. Gözlerinin siyahı ve beyazı birbirinden iyice ayrılmıştı. Saçı ile kirpik ve bıyıkları gümrahtı bol gür. Sesi kalındı. Sustuğu zaman vakarlı ağırbaşlılık halim ve heybetli oluş konuştuğu zaman da heybetli idi. Uzaktan bakıldığında insanların en güzeli ve en sevimlisi görünümündeydi; yakından bakıldığında da tatlı ve hoş bir görünüşü vardı. Çok tatlı konuşuyordu. Orta boylu idi; bakan kimse ne kısa ne de uzun olduğunu hissederdi. Üç kişinin arasında en güzel görüneni ve nur yüzlü olanıydı. Arkadaşları ortalarına almış durumda hep onu dinlerler; buyurduğu zaman da hemen buyruğunu yerine getirirlerdi. Konuşması tok ve kararlı idi.” Bu özellik, insan olmanın en üstün cevheri, yüce ahlâkın temel taşıdır. Azim, kararlılık, gerçekçilik ve doğru sözlülük, bütün bunlar sadece cesaret ve yiğitlikten doğar. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem yüzlerce felaket, tehlike ve bir çok savaşla yüzyüze geldi. Fakat hiçbir zaman azim ve sebat ayağı yerinden oynamadı. Bedir savaşının kıran kırana ortamında üçyüz zayıf müslümanın ayağı, bin kişilik silahlı ordu karşısında yerinden oynamaya, sarsılmaya başlayınca koşarak Peygamber’in eteğine sığınılıyordu. Kolu ve bileği nice büyük savaşlar kazanmış olan Hz. Ali ra diyor ki “Bedir savaşında amansız düşman saldırıları bütün hızıyla üzerimize geldikçe Hz. Peygamber’in yanına sığınıyor, O’nu kendimize siper ediyorduk. O, herkesten daha cesurdu. O gün müşrik ordusunun saflarına Hz. Peygamber’den daha yakın kimse yoktu.” İbn-i Hanbel Huneyn savaşında Hevâzin kabilesi tarafından amansız bir ok yağmuru başlayınca pek çok müslüman savaş alanından geri çekildi. Ama Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem birkaç fedâîsiyle birlikte her zaman olduğu gibi savaş alanında dimdik durdu. Allah Resulü bu sırada katırını dizginleyerek ilerlemeye çalışıyordu. Ama fedakâr sahabîler kendisine engel oluyordu. Düşman askerlerinin hedefi sadece Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’di. Buna rağmen mübarek ayağında en ufak bir sarsılma olmadı. Adamın biri bu savaşa katılan Berâ ra’a “Huneyn savaşında siz de kaçmış mıydınız?” diye sordu. Berâ ra da, “Evet, ama ben, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in yerinden bir adım dahi geri çekilmediğini gördüm. Allah’a yemin ederim ki; savaş en şiddetli noktaya ulaştığında Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in yanına giderek O’na sığınıyorduk, içimizde en cesur ve en korkusuz olanlar, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem ve O’nunla birlikte duranlardı” dedi.” Müslim Hz. Enes der ki “Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem herkesten daha cesurdu. Bir gün Medine’de, “Düşman geldi!” diye bir yaygara koptu. Halk karşı koymak için harekete geçti. Herkesten önce davranıp sokağa ilk çıkan Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’di. Korkusuzca herkesten önce ortaya çıkmak için atının eğerlenmesini bile beklemedi. Atın çıplak sırtına binerek bütün tehlikeli bölgeleri dolaşıp geldi ve “Tehlike yok!” diyerek insanları teskin etti. Buhari Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem hiçbir zaman kendi eliyle bir insan öldürmedi. Übey b. Halef, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in en amansız düşmanıydı. Bedir savaşında esir düştükten sonra fidye vererek kurtulmuştu. Mekke’ye dönerken yol boyunca “Her gün yulafla beslediğim evde bir atım var. Bir gün ona binerek gelecek ve Muhammed’i öldüreceğim.” Ahdini tekrarlaya tekrarlaya gitti. Uhud savaşında işte o atı dizginledi ve safları yararak Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in yanına ulaştı. Müslümanlar araya girerek onu durdurmak istediler. Ama Allah Resulü engel oldu ve bir müslümanın elinden mızrağı alarak ona doğru fırlattı. Mızrak Übey’in boynunu sıyırıp geçti. Bunun üzerine korku içinde bağıra çağıra kaçtı. İnsanlar yarasına bakınca, “Önemli bir yara değil, niye bu kadar korkuyorsun?” dediler. Übey şöyle dedi “Doğru, ama bu Muhammed’in kendi eliyle açtığı yaradır! -Yani bundan kurtuluş yoktur-” dedi. Kadi İyaz, Şerh-ü Şifa Cesaret ile ilgili hadisler konumuzdan sonra sitemizde mevcut cesaret ile ilgili konularımıza aşağıdaki linklerden kolaylıkla ulaşabilirsiniz… Cesaret ile ilgili sözler Cesaret ile ilgili Ayetler Cesaret ile ilgili atasözü Cesaret ile ilgili deyimler ve anlamları Sultan Abdulhamid’in Kılıcı hikayesi
Peygamber Efendimizin Hz. Ali ile ilgili hadis-i Ali radıyallahu anh hiçbir zaman putlara, taşlara, ağaçlara secde ve ibadet etmemiş, onları tavaf etmemiş ve şeytanın yoluna gitmemiştir. İlk Müslümanlardandır. HZ. ALİ HAKKINDA HADİSLER Enes bin Mâlik radıyallahu anh anlatıyor “Resûlullah Efendimiz, pazartesi günü Peygamber olarak gönderildi. Salı günü O ve Ali namaz kıldılar.” Tirmizî, Menâkıb, 20/3728 Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular “Ey Ali! Sen bana Harun’un Musa’ya olan mevkiindedir. O kadar var ki benden sonra hiçbir peygamber yoktur.” Esmâ “Kardeşlerimin en hayırlısı Ali’dir. Amcalarımın da en hayırlısı Hamza’dır.” Abbas bin Rebia “Cenâb-ı Allah, Hazret-i İbrahim’i dost edindiği gibi beni de dost cennette benim köşkümle İbrahim’in köşkü karşı karşıyadır. Ebû Talib’in oğlu Ali’nin köşkü ise, İbrahim’in köşkü ile benim köşküm arasındadır. Ey iki dost arasında bulunan sevgili.” Huzeyfe radıyallahu anh “Ali ilmin kapısıdır ve benden sonra, Allah’tan getirdiğimi ümmetime beyan Onu sevmek imandır, ama buğz etmek nifakdır. Ve kendisine bakmak şefkattir.” Ebû Zer “Ey Ali! Cenazemi sen yıkayacaksın, borcumu ödeyeceksin, mezarıma beni koyup sen örteceksin. Zimmetimi sen îfâ edeceksin ve sen dünya ve ahirette sancağımın sahibisin.” Ebû Said a. Gerçekten bu bana ilk iman edendir ve o kıyamet gününde evvela benimle musafaha edendir. O Sıddık-ı Ekberdir. Şu da ümmetimin Faruk’udur. Hak ile batılın arasını ayırır. Bu ise Hazret-i Ali mü’minlerin reisidir.” Selman’dan radıyallahu anh “Nefsim, kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, ben Kur’an’ın indirilişi üzerine müşriklerle savaşdığım gibi içinizde bir adam da benden sonra Kur’an’ın te’vili üzerinde insanlarla çarpışacaktır.” İnsanlar Allah’tan başka hiçbir ilâh olmadığına şehâdet edecekler de onları öldürmek insanlara büyük bir hadise olacaktır. Hatta Allah Teâlâ’nın velîsini Hazret-i Ali’yi süngüleyecekler ve Musa geminin Hızır aleyhisselam tarafından delinme işine, çocuğun öldürülme işine ve duvarın düzeltilme işine kızdığı gibi onun yaptığı işe kızacaklardır. Bunların hepsi Allah Teâlâ’nın rızasıdır.” Ebû Zer’den radıyallahu anh Kaynak Sâdık Dânâ, İslam Kahramanları 1, Erkam Yayınları İslam ve İhsan
Hz. Ali hakkındaki hadis-i şerifler hangileri? İşte Peygamber Efendimizin, Hz. Ali hakkındaki övgü dolu hadis-i şeriflerinden bir demet…Hz. Ali, Hicret’ten yaklaşık 22 sene önce milâdî 600 yılında Mekke-i Mükerreme’de doğmuştur. Kaʻbe’nin içinde doğduğu nakledilir. Hâkim, Müstedrek, III, 550/6044. Peygamber Efendimiz’in amcasının oğlu, damadı ve dördüncü halifesidir. Babası Ebû Tâlib, annesi Fâtıma bint-i Esed, dedesi Abdulmuttalip’tir. Peygamber Efendimizin, Hazreti Ali hakkındaki övgü dolu hadis-i şerifleri... ALİ BANA HARUN’UN MUSA’YA OLAN MEVKİİ MESABESİNDEDİR Ebû Abdurrahman anlatıyor Hazreti Ali ile beraber Sıffîn savaşında bulundum. Kendisine bir şey olmaması için yanına iki adam vermişdik. Fırsat bulur bulmaz, karşı tarafın üzerine hücum etdiği zaman, kılıcı al kana boyanıncaya kadar savaştı, sonra döndü ve “Beni mazur görün, kılıcımın ağzı körelinceye kağ dar dönmemeye yemin etmiştim” dedi. Rasûl-i Ekrem buyurdular “Ey Ali! Sen bana Harun’un Musa’ya olan mevkiindesin. O kadar var ki benden sonra hiç bir peygamber yoktur.” Esmâ “Kardeşlerimin en hayırlısı Ali’dir. Amcalarımın da en hayırlısı Hamza’dır.” Abbas bin Rebia “Cenâb-ı Allah, Hazret-i İbrahim’i dost edindiği gibi beni de dost edindi. Cennette benim köşkümle İbrahim’in köşkü karşı karşıyadır. Ebû Talib’in oğlu Ali’nin köşkü ise, İbrahim’in köşkü ile benim köşküm arasındadır. Ey iki dost arasında bulunan sevgili.” Huzeyfe radıyallahu anh ALİ İLMİN KAPISIDIR “Ali ilmin kapısıdır ve benden sonra, Allah’tan getirdiğimi ümmetime beyan edendir. Onu sevmek imandır, ama buğz etmek nifakdır. Ve kendisine bakmak şefkattir.” Ebû Zer “Ey Ali! Cenazemi sen yıkayacaksın, borcumu ödeyeceksin, mezarıma beni koyup sen örteceksin. Zimmetimi sen îfâ edeceksin ve sen dünya ve ahirette sancağımın sahibisin.” Ebû Said "Gerçekten bu bana ilk iman edendir ve o kıyamet gününde evvela benimle musafaha edendir. O Sıddık-ı Ekberdir. Şu da ümmetimin Faruk’udur. Hak ile batılın arasını ayırır. Bu ise Hazret-i Ali mü’minlerin reisidir.” Selman “Nefsim, kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki ben Kur’an’ın indirilişi üzerine müşriklerle savaştığım gibi içinizde bir adam da benden sonra Kur’an’ın te’vili üzerinde insanlarla çarpışacaktır.” İnsanlar Allah’dan başka hiçbir ilâh olmadığına şehâdet edecekler de onları öldürmek insanlara büyük bir hadise olacaktır. Hatta Allahü Teâlâ’nın velîsini Hazret-i Ali’yi süngüleyecekler ve Musa geminin Hızır aleyhisselam tarafından delinme işine, çocuğun öldürülme işine ve duvarın düzeltilme işine kızdığı gibi onun yaptığı işe kızacaklardır. Bunların hepsi Allahü Teâlâ’nın rızasıdır.” Ebû Zer İslam ve İhsan
Peygamberimiz ashabından olan Hz. Ali hakkındaki hadisler nelerdir? 4372 - Hz. Enes İbnu Malik radıyallahu anh anlatıyor "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm pazartesi günü gönderildi. Hz. Ali radıyallahu anh da salı günü namaz kıldı." Tirmizi, Menakıb. 3730. 4373 - İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Ashabının arasını kardeşlemişti. Hz. Ali radıyallahu anh yanına geldi ve "Ashabınızın arasını birbirleriyle kardeşlediniz, ama beni kimseyle kardeşlemediniz!" dedi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam "Sen dünyada da ahirette de benim kardeşimsin!" buyurdular." Tirmizi, Menakıb, 3722. 4374 - Zeyd İbnu Erkam radıyallahu anh anlatıyor "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurdular "Ben kimin dostu mevlası isem, Ali de onun dostudur." Tirmizi, Menakıb, 3714. 4375 - Sa'd İbnu Ebi Vakkas radıyallahu anh anlatıyor "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Tebük seferine çıkınca Hz. Ali'yi geride Medine'de bırakmıştı. "Ey Allah'ın Resûlü, siz beni çocukların ve kadınların arasında mı bırakıyorsunuz?" dedi kalmak istemedi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam "Sen, Hz. Harun'un, Hz. Musa yanında aldığı yeri, benim yanımda almaktan razı değil misin? Şu farkla ki, benden sonra peygamber yok!" buyurdular." Buhari, Megazi 78, Fezailu'l-Ashab 9; Müslim, Fezailu'l-Ashab, 31, 2404; Tirmizi, Menakıb, 3731. 4376 - Müslim ve Tirmizi'nin bir rivayetinde şöyle gelmiştir "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Hayber günü buyurdular ki "Yarın sancağı öyle bir kimseye vereceğim ki, O, Allah'ı ve Resûlünü sever, Allah ve Resûlü de onu sever." Ravi devamla der ki "Bu söz üzerine beni mi seçer ümidiyle, Aleyhissalatu vesselam'a görünmek için boyunlarını uzattılar. Ama o "Bana Ali radıyallahu anh'ı çağırın!" buyurdular. Ali getirildi ama gözlerinden rahatsız idi. Hemen gözlerine tükürdü ve sancağı ona verdi. Allah Teâla Hazretleri onun eliyle fethi müyesser kıldı." Ravi devamla der ki "Şu ayet indiği zaman "Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı çağıralım..." Al-i İmran 61 Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm hemen Ali'yi, Fatıma'yı, Hasan ve Hüseyin'i radıyallahu anhüm ecmain çağırdı ve "Allahım, bunlar benim ailemdir!" buyurdu." Müslim, Fezailu'l-Ashab 32, 2404; Tirmizi, Menakıb, 3726. 4377 - Zirr İbnu Hubeyş rahimehullah anlatıyor "Hz. Ali radıyallahu anh'ın şöyle söylediğini işittim "Daneyi açan, canlıları yaratan Zât-ı Zülcelal'e yeminle söylüyorum Ümmi peygamberim aleyhissalatu vesselam, bana şu hususu garantiledi Beni mü'min olan sevecek, münafık olan da bana buğzedecektir." Müslim, İman 131, 78; Tirmizi, Menakıb, 3737; Nesai, İman 20, 8, 117. 4378 - Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Tâif günü Hz. Ali radıyallahu anh'ı çağırdı ve onunla hususi konuşma yaptı. Bu görüşme o kadar uzadı ki halk "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm amcasının oğluyla görüşmesini uzattı" dedi. Resûlullah bunu işitince "Onunla hususi görüşmeyi ben kendi arzumla yapmadım. Allah'ın arzusu ve emri ile Resûlü yaptı" açıklamasında bulundu." Tirmizi, Menakıb, 3728. 4379 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Berâet Tevbe sûresini, Arafat'ta hacılara tebliğ edilmek üzere Hz. Ebu Bekir radıyallahu anh'la göndermişti. Sonra onu çağırarak "Bunun, ehlimden olmayan bir kimse ile tebliğ edilmesi muvafık değil!" buyurdu. Hz. Ali radıyallahu anh'ı çağırarak sureyi, Arafat'ta okuması için ona verdi."
hz muhammed hz ali ile ilgili hadisleri