24Nisan 1976 saat 08:30 gibi, fazlasıyla yağmurlu bir günde doğmuşum. 40 yaşında doğum günü yaparken de bir güneş ile yağmur arasında kaldım. Nerden bilebilirdim ki bunun da bir ders gibi yaşanacağını. Bilenler bilir sol beynimin etkisine daldığım operasyonel ve mantığa bağladığım anlar, bazen beni strese sokar. küçükharf. "Prag mı? Oraya kocanla git, küsken git, barışırsın." Ç.Y. "Prag'a gidiyorum ahoheey" dediğimde daha önce bu rüyalar şehrini görmüş arkadaşımdan gelen Prag yorumu. İtiraf etmeliyim, o ana kadar bu şehir benim için sadece komşu ülke Çek'in başkenti ve ziyaret edilecekler listesindeydi. Bebekte herhangi bir mekana oturmadan belki elinizde dondurmayla bir boğaz yürüyüşü yaparsınız diye Mini Dondurma’yı başa koyduk. Yani oturulacak yer yok. En sevdiğimiz lezzetler, güllü lokum, naneli çikolata ve damla sakızlı dondurmalar. 2. Petra Bebek bebek’te gidilecek en güzel mekanlar – petra bebek Corneille *** Sevdiklerinizden gelen kötülük, sevmediklerimizden gelen iyilik kadardır. Cemil Sena Ongun. *** Gerçek güç sevgi ile gösterilir. *** Dünyada hiçbir şey insanıkin besleme duygusu kadar yıpratmaz. Nietzsche. *** Gerçekten sevenler,karşılık beklemeden severler. A.H. Tanpınar. thepsychology of persuasion. insanların kabul etme ve reddetme davranışlarının sebeplerini inceleyen, güncel örneklerle zenginleştirilmiş, güzel mi güzel bir kişisel gelişim kitabı. yazarı robert b. cialdini, mediacat yayınlarından. piyasadaki birçok pazarlama kitabını çok rahat tokatlayabilen ve bunu psikoloji bilimiyle D4QT3cI. süreklilik ve maruz kalmakla geçirilmesi gereken zevkli bir süreç. ingilizce ingilizce seviyem a0 görünüyordu. geçmiş zaman, günler, aylar, hatta meyvelerin isimlerini bile bilemeyecek kadar kötü bir seviyedeydim. bugün ise yabancılarla herhangi bir konu hakkında konuşabilecek, izlediğim videoları anlayabilecek seviyeye gelmemi sağladı. birazcık uzun bir yazı olacak umarım öncelikle ingilizce nasıl öğrenilmez, oradan başlayalımingilizce 3 ayda öğrenilmez. ingilizce kelime bilmeden konuşulmaz. ingilizce gramer bilmeden kendimizi tam anlamıyla ifade edemeyiz. internette bunların aksine basit gösteren saçmalıkları gördükten sonra kendinize gaz vermek yerine, uzun ve zevkli bir süreç beklediğini unutmayın. amerika'da ' he do not' kullanan yerlilere rastlayabilirsiniz ama bu ingilizce konuşabildiğinin göstergesi değildir. bir şeyler söyleyerek anlaşabilirsiniz hatta ingilizce konuşmadan da iletişime geçebilirsiniz ama ağzımızdan çıkan şey ingilizce sadece ingilizce için geçerli olmayan, hayatımızın her yerinde ihtiyacımız olan şey motivasyon neden ingilizce istiyoruz? neden vücut yapmak istiyorum? neden kilo vermek istiyorum? neden baro sınavını kazanmak istiyorum? neden tus'ta derece yapmak istiyorum? bu sorulara cevap verdiğimizde gerekli olan çalışma özverisini edinmiş oluyoruz. eğer zorunda olduğumuzu biliyorsak ve motivasyon bulamıyorsak kendimizi biraz ingilizce şeylere maruz bırakarak o motivasyonu sağlayabiliriz. örneğin amerika'da yaşayan birinin vloglarını izleyebiliriz. harvard'da bulunan bir doktorun, mühendisin vloglarını izleyebiliriz. film açıp anlayamadığımızda üzülebiliriz. 3 hedefingilizce de hayattaki her şey gibi kısa sürelerde kolay elde edilemediğini anladık. gerekli çalışmayı yapacağımıza ve yoğunluğumuzu bahane etmeyeceğimiz bir iç motivasyonu da sağladığımıza göre şimdi hedef belirleme. ne istiyoruz? yurt dışına turist olarak mı gideceğiz? ielts sınavını geçip yurtdışına mı taşınacağız? izlediğimiz dizi ve filmi altyazısız mı anlayacağız? çalıştığımız şirkette ingilizce mi konuşacağız? kısacası ne için ingilizce öğrendiğimize göre önceliklerimiz değişecek. 7 ay içinde ielts alması gereken birinin gramer çalışmaması ya da ielts prep sorularına bakmama ihtimali ingilizce herkesin bildiği üzere 4 başlık altında inceleniyor reading, listening, speaking, writing eğer ki önümüzde spesifik bir hedefimiz yoksa ve ileride oluşacağını düşünüyorsak benim yaptığım gibi 4 alanın da altyapısını temiz atmalıyız. bu yazının devamı 4 başlık üzerinden öneriler şeklinde gidecektir. herhangi bir spesifik sınav hazırlığı her şeyimiz hazır, ne yapmalıyız?öncelikle telefonumuza british council english score uygulamasını indirip ingilizce seviyemizi öğreniyoruz en çok vakit alan online test olduğu için bunu seçtim siz herhangi birini seçebilirsiniz seviyemizi öğrendik a0-a1 en alt seviyelerdeyiz veya daha üstü ne yapmalıyız?6 her seviyede olduğu gibi mutlaka ama mutlaka kelime çalışıyoruzbenim önerim essential english words 4000 isimli kitabın videosunu youtube'dan açıp bir defter tutmak. odaklanmamız gereken şey öncelikle öğreneceğimiz kelimenin bir tanımı ve en az 1 adet cümle içindeki örnek kullanımı. cambridge sözlük de bu konuda bize fazlasıyla yardımcı olacaktır. herhangi bir yerden duyduğumuz kelimeyi bu sözlüğe yazıp hem tanımını hem örneklerini bolca bulabiliriz. ne kadar kelime çalışmalıyız? benim bu soruya cevabım her gün çalışmalıyız. şahsen ben, her gün 3-5 yeni kelime yazıp son 150-200 kelimeyi sürekli tekrar ediyorumneredeyse defterimde 2000 adet kelime ve 4000den fazla örnek cümle bulunmakta. arada bir de baştan tekrar ediyorum. unutmayın olabildiğince maruz kalacağız. kelime defterimiz 1-2 ay geçti ve dolmaya başladı şimdi ne yapmalıyız? öncelikle fark edeceksiniz ki benzer şekilde başlayıp farklı şekilde sonuçlanan binlerce benzer kelimeler var. ne zaman ayırt etmekte zorlandık hemen defterimizin o tarafına başlayacağız not etmeye. ör although, though, tough, through ve hemen yanlarına örneklerini yazacağız ki sürekli okuduğumuzda farkları aklımızda kalsın. ör2 retrieve, rely, retain, restrain, revive, reconcile, restrict yani kısaca neyi karıştırıp neyi ayırt etmekte zorlanıyorsak yazacağız sürekli. defterimiz daha da dolmaya başladı ve artık discuss, debate, argue, dispute gibi kelimelerin benzer ve yakın anlamlarda olduğunu fark ettik. bu kadar fazla kelime haznemiz olduysa artık yavaştan yan anlamlara bakmaya başlamalıyız. hemen kenara not alıp benzer anlama geldiklerini belirtmeliyiz ve bu kelimeleri sürekli tekrar edip ingilizceye maruz kalacağımız, tekrar edeceğimiz için yavaş yavaş dilimize oturmasına zevkle şahit olacağız. aynı şeyleri zıt anlam, mutfak kelimeleri, spor kelimeleri gibi parçaya da gramer çalışmamak diye bir şey yoken azından belli bir seviye gramer bilgisine mutlaka ulaşmamız gerekiyor. değilse kendimizi tamamen ifade edeyiz ve inanın gramer ile ingilizce daha da zevkli oluyor. a0-a1 seviyelerine türkçe kaynak önerebilirim ama unutmayın ilk fırsatta tamamen ingilizce olan kaynaklara yöneleceğiz. türkçe olarak kullandığım ve beğendiğim tek kaynak ebru yener'in başlangıçtan ileri düzeye ingilizce dilbilgisi kitabı. gelelim ingilizce kaynaklara. herkesin onlarca kez bahsettiği 'english grammar in use' kitabı. her seviyeye uygun gramer kitapları var. seviyemize göre seçip başlayabiliriz. birkaç youtube kanal önerisi olarak link bırakıyorum myecoorkun londoner ve unutmayın english grammar yazdığımızda yüzlerce yabancı native speaker göreceğiz. öğrenmek istediğimiz konuyu yanına grammar yazarak aratıyoruz bu geldik listening konusunaarkadaşlar ne varsa hayatımızda ingilizce izliyoruz. telefonumuza mutlaka bbc news radyosunu ve birkaç farklı radyo indiriyoruz ve dünyadan da haberdar oluyoruz. özel olarak da trt world indirmenizi tavsiye ederim. trt'nin ingilizce yayın kanalı, hem telefondan hem de televizyondan takip edebilirsiniz. spotify'da deliler gibi podcast dinleyerek maruz kalıyoruz örnek olarak all ears english özellikle ilgili olduğumuz konularda mutlaka ama mutlaka ingilizce kaynak tarıyoruz. youtube bu konuda tamamen bir cennet. birkaç örnek kaynak olarakvoscreen tedx android podcast go yabancı ünlülerin speechleri dünyadaki görüşlerin bir araya geldiği kanal ve uzar gider. isteyen olursa daha fazla da önerebilirim şimdilik bunlar örnek için yeterli. unutmayın hepimiz kendi kaynaklarımızı bulacağız reading belki aralarında en zevklisi gördüğümüz her şeyi ingilizce yapacağız gene çok fazla önerilenler arasından 'read at work 1-2 ve more to read 1-2' serisini öneriyorum kesinlikle. aynı zamanda da arkadaşlarınıza satabileceğiniz kültürel bilgiler ediniyoruz. çok fazla gördüğümüz ve anlamını bilmediğimiz kelimeleri de not ediyoruz tabi ki gene birkaç örnek site ve uygulama bırakayım her seviyeye çevrilmiş şekilde dünyadan haberler her seviyeye uygun metinler ve altında tartışma soruları engoo gene cumhurbaşkanlığının uygulaması olan tccb'yi indirmenizi tavsiye ederim. en azından kendi devletimizin tutumlarını ingilizce ifade etmek için de yardımcı olur. gene 'bbc news, guardian, nbc news' gibi uygulamarı telefonumuza indirip bilgisayardan da arada girmeyi unutmuyoruz. essay okumasak olmazdı. aradığınız her şeyi ingilizce aramaya gayret speakinggeldik ülkecek en çok zorlandığımız alana. yapabileceğimiz şeyler tamamen bütçemizle değişmekte. ingilizce düzeyimiz belli seviyelere gelmeden yurtdışına dil okullarına para gömmeyi mantıklı bulmuyorum. aynı şekilde türkiye'de yaşıyoruz ve bütçelerimizi zorlayan konuşma uygulamarına da belli seviyeye ulaşmadan başlamayı önermiyorum. kesinlikle hangi seviyede olursanız olun birileriyle ingilizce konuşmak bize fayda sağlayacaktır ama türkiye'de yaşadığımız için çok fazla bütçemiz olmadığını varsayıyorum. bütçemiz var yurtdışına seyahat + ingilizce konuşma uygulamaları + erasmus + work and travel. yani elimizde ne varsa yapıyoruz. elimizde uygulamayı karşılayacak paramız var ne yapalım? tavsiyem en azından kağıt üstünde b2 çıkabilecek seviyeye geldikten sonra uygulamayı satın almak. ben meşhur uygulamayı kullanıyorum. saatlik 50 tlye geliyor ve benim için uygundu. preply gibi birkaç uygun fiyatlı uygulamalar var ama onların ingiliz, amerikan kesimleri çok daha pahalıya denk geliyor. paramız yok ya da bütçe ayırmak istemiyoruz ne yapacağız? kendi kendimize konuşup sesimizi kayda alacağız. belli konular belirleyip 10 dakika kendimize sunum yapacağız. banyoya girerken kendimize bir şeyler anlatacağız ve öğrendiklerimizi kullanmaya çalışacağız. akşam yatarken ne yaptığımızı ingilizce anlatacağız. tekrar ve tekrar söylüyorum ne yapıyorsak yapabildiğimizin en iyisini yapacağız. ingilizce anadili olan birileriyle tanışmak için her fırsatı kollayacaksınız. discord grupları olur, flört uygulamaları olur aklınıza ne geliyorsa. slowly gibi mektuplaşma uygulamalarından da native bulup ikna ederseniz düzenli konuşabilirsiniz. tatil beldelerini mutlaka ziyaret ediyoruz çünkü turistler orada oluyor. rahatsız edin demiyorum ama buraya gelen turistler zaten sizden faydalanmak, ülkenizi tanımak istiyor. elinizden geldiğince yardımsever olmaya çalışın. tatile gittiğinizde yabancılarla tanışmayı unutmayın en azından iletişiminiz oluyor ve zaman zaman writing için başlangıç seviyesindeysek gündelik aktivitelerimizi ingilizce yazmaksevdiğimiz bir şeyler hakkında kağıda dökmek gibi basit işlemlerle başlayabiliriz. ilerledikçe essay tarzlarına alışıp essay deneyebilirsiniz. tek sorun hatalarınızı kimin düzelteceği. bu tamamen sizin sosyalliğinize kalmış. uygulamadan hocanıza da yaptırabilirsiniz. iyi üniversiteden mezun olmuş ya da öğrenci olan arkadaşınıza da yaptırabilirsiniz. en kötü ihtimal yaptırmazsınız zamanla ilerledikçe dönüp hatalarınızı görürsünüz. uygulama olarak grammarly öneriyorum. premiumu almanız elzem değil ileri seviye değilseniz ya da ciddi sınavlara hazırlanmıyorsanız. çok pahalı bi uygulama. odtü ve bilkent gibi birkaç üniversitede okuyan arkadaş edinerek bunları ücretsiz kullanabiliyorsunuz ama dediğim gibi belli seviyeyi aşasıya kadar çok da gerekli amazon prime gibi dizi film uygulamalarını tavsiye ediyorum. çünkü ingilizce altyazı özelliğini kolaylıkla bize sağlıyor. kesinlikle ama kesinlikle türkçe altyazı önermiyorum. hangi seviyede olursak olalım anlamasanız bile ingilizce altyazı izlemeye özen gösterin. netflix için çift altyazı yapmasını sağlayan uygulama netflix çift altyazı. telefonumuzu ingilizce yapıp birkaç ingilizce sözlük vb. eklemeyi de unutmayın. sürekli dile maruz kalmak kilit nokta. okuyan ve buraya kadar gelen arkadaşlara teşekkür ediyorum. İngilizceyi Kendi Kendine Öğrenen Birinden Kritik Tavsiyeler ve Faydalı Kaynaklar Like & Dislike Hoşlanmak & Hoşlanmamak...Like + noun verb + - ing ...Sevdiğimiz, beğendiğimiz, hoşumuza giden nesne veya eylemden söz ederken like fiilinden yararlanırız. Ben, bir bardak çay içmeyi severim. Ben, peynirli sandviçi severim. Sen, hafta sonunda geç kalkmayı seversin. Babam, pazar günleri arkadaşlarıyla buluşmayı sever. Annem, her gün yemek pişirmeyi sevmez. Kız kardeşim, bol pantolon giymeyi sevmez. vb. gibi eylemler ... Bu bölümdeki örnek cümleler, the simple present tense basit geniş zaman kipindedir. Örnekleri like nature and animals. Ben, doğayı ve hayvanları severim.I like computers and cell phones. Ben, bilgisayarları ve cep telefonlarını severim.I like rock, country and new age in music. Ben, rock, country ve new age müzik türlerini severim.I like having a walk in the streets. Ben, caddelerde yürümeyi severim.I like learning some different languages. Ben, bazı değişik dilleri öğrenmekten hoşlanırım.I like starting the day very early. Ben, güne çok erken başlamayı severim.I like surfing the web. Ben, internette gezinmeyi severim.I like eating sandwiches, but I don't like eating hamburgers. Ben, sandviç yemeyi severim, fakat hamburger yemeyi sevmem.I like having a glass of orange juice or milk at breakfast. Ben, kahvaltıda bir bardak portakal suyu veya süt içmeyi severim.I don't like writing postcards, so I send messages on my mobile phone. Ben, posta kartı yazmayı sevmem, bu yüzden cep telefonumdan mesaj gönderirim.Like fiilinden sonra bir nesne veya sonuna - ing eki almış bir fiil getirildiğini unutmayın! Cümle olumsuz veya soru yapılacaksa do veya does yardımcı fiillerinden birisi mother likes sitting and watching TV all day. Annem, gün boyu oturmak ve televizyon seyretmekten hoşlanır.My brother likes sharing his flat with my family in New York.Erkek kardeşim, New York'taki evini ailemle paylaşmayı sever.I don't like robots, because they are smart and fun. Ben, robotları sevmem, çünki onlar akıllı ve komiktir.I don't like riding a horse, but I like swimming in the pool. Ben, ata binmeyi sevmem, fakat havuzda yüzmeyi severim.Suna doesn't like London, because it is rainy and cold. Suna, Londra'yı sevmez, çünki orası yağmurlu ve soğuktur.I don't like having breakfast before the morning training. Ben, sabah antremanından önce kahvaltı yapmayı sevmem.Do you like spending any time with your family or your friends?Sen, ailen veya arkadaşlarınla vakit geçirmeyi sever misin?Does a baby like drinking fresh milk at breakfast? Bir bebek, kahvaltıda taze süt içmeyi sever mi?Do you like jogging in the park near your house? Sen, evinin yanındaki parkta koşmayı sever misin?Does your father like reading a book before sleeping? Baban, uyumadan önce kitap okumayı sever mi?Dislike + noun verb + - ing ...Dislike; like fiilinin zıt anlamlısıdır. Sevilmeyen, beğenilmeyen, hoşlanılmayan nesne veya eylemi anlatırken kullanılır. Dislike fiilinden sonra da bir nesne veya sonuna - ing eki almış bir fiil getirildiğini unutmayın!I dislike documentaries, because they are very boring. Ben, belgesel filmleri sevmem, çünki onlar çok sıkıcıdır.I dislike sandwiches, because they are cold. Ben, sandviçleri sevmem, çünki onlar soğuktur.I dislike watching TV and playing computer games at nights. Ben, geceleri televizyon seyretmeyi ve bilgisayar oyunları oynamayı sevmem.She dislikes staying at home and doing the same things. O, evde kalmayı ve aynı şeyleri yapmayı sevmez.Boby dislikes going out on weekdays. Boby, hafta içi günlerde dışarıya çıkmayı sevmez.You dislike meeting my friends and chatting with them. Sen, arkadaşlarınla buluşmayı ve onlarla sohbet etmeyi sevmez.My father dislikes working at nights. Babam, geceleri çalışmayı sevmez.I dislike having a party every month. Ben, her ay bir parti vermeyi sevmem.My mother dislikes taking photos of animals at the zoo. Annem, hayvanat bahçesinde hayvanların resimlerini çekmeyi sevmez.I dislike talking loudly in the classroom. Ben, sınıfta yüksek sesle konuşmayı sevmem.Cümle olumsuz veya soru yapılacaksa do veya does yardımcı fiillerinden birisi you dislike drinking fizzy drinks? Sen, gazlı içecekler içmeyi sevmez misin?I don't dislike looking for the starts at nights. Ben, geceleri yıldızlara bakmayı severim.My dog doesn't dislike eating some meat and some bones every day. Köpeğim, her gün biraz et ve birkaç kemik yemeyi sever.Do you dislike having irregular working time? Sen, düzensiz çalışma saatlerine sahip olmayı sevmez misin?My brother doesn't dislike riding a horse without help. Erkek kardeşim, yardım olmaksızın ata binmeyi sever.You don't dislike going out on weekdays. Sen, hafta içi günlerde dışarıya çıkmayı seversin.You don't dislike saying the English alphabet in 10 seconds. Sen, İngiliz alfabesini on saniyede söylemeyi seversin.Does your sister dislike wearing her baggy jeans? Kız kardeşin, bol pantolonlar giymeyi sever mi?Do you dislike going on a holiday my yourself? Sen, kendi kendine bir tatile gitmeyi sevmez misin?I don't dislike watching western movies at weekends. Ben, hafta sonlarında kovboy filmleri seyretmeyi severim.Bu metnin her türlü yayın hakkı A. Hikmet İnce’ye aittir. Hiçbir şekilde alıntı yapılamaz ve başka bir yayında kullanılamaz. Aksi davranışta bulunanlar hakkında, hukuk büromuz her türlü yasal işlemi uygulayacaktır. Üçüncü kişilere duyurulur ... Bu İngilizce konu anlatımı 120,069 kez Mehemt d. 27 Mayıs 2017 1549İşimi yaramadı İREMMM 27 Nisan 2017 2049Çoooooooooooooooook beğendim İREMMM 27 Nisan 2017 2048Projemde çok yardımcı oldu esra g. 15 Nisan 2017 1308muhtesemmmmmmmmmm Rabia 27 Mart 2017 1811Çok aciklayicida Tuana Ş. 21 Mart 2017 2050Çok güzel bir bilgi çok teşekkür ederim. ecem 15 Mart 2017 2248mükemel Feyza y. 26 Aralık 2016 2058Superrrr kaan 26 Aralık 2016 1925hiç güzel degil Yılmaz S. 10 Aralık 2016 1957Mükemme be afferin be D iyi yapmışsınız D jgfxjhjxgfj 8 Aralık 2016 2125çok iyiymiş seda a. 6 Aralık 2016 1812güzelmiş sevdim performansta yaradı çok sagolun Hakan 28 Kasım 2016 1946Güzel mahmut p. 20 Kasım 2016 2114Müthiş ENE 30 Ekim 2016 1929Sınavdan inşallah 100 alırım AMİN çiem 29 Ekim 2016 1838Süper yaaaa Yaren A. 15 Ağustos 2016 1724teşekkür ederim güzel bir bilgi m. 31 Mayıs 2016 1641işime yaradı esra k. 18 Mayıs 2016 1600çok güzel işime çok güzel yaradı Ankara 3 Mayıs 2016 1419İy hemde cok iyi karizma j. 7 Nisan 2016 1926süper süper süper Kumsal 9 Mart 2016 1725Teşekkürler Nisa 16 Şubat 2016 2101Güzel olmuş işe yariyor Tuana B. 10 Şubat 2016 2221Muhteşem AKIN 7 Şubat 2016 1101çoooooooookkkkkkkkkk güzel yusuf e. 11 Ocak 2016 1812harika!!! arzu y. 6 Ocak 2016 2018sunum yapacam yardımcı oldu çok sağolun Ayse g. 29 Aralık 2015 2253Cok guzel Funda ç. 29 Aralık 2015 1733Çok iyiler tanınmış k. 27 Aralık 2015 2148çok tesekürller!!! Revşan d. 27 Aralık 2015 1751idare eder ; Eluff 26 Aralık 2015 2146Guzelmis vırçik 23 Aralık 2015 2042ben vırçik çok tşk güzel olmuş lili 23 Aralık 2015 2041çok tşk bayıldım anonim 23 Aralık 2015 1803çook güzel olmuş bilginize sağlık D D Hazal U. 21 Aralık 2015 2032Çok işime yaradı baya yardım etti buse 21 Aralık 2015 2016YANİ İDARE EDER İŞTE eliff 21 Aralık 2015 1853Güzelmiş elif 15 Aralık 2015 1928Thank you mehmet 15 Aralık 2015 1821eh işte D Elif a. 11 Aralık 2015 2025Süper zeliha s. 9 Aralık 2015 2027çok teşekkür ederim çok yardımcı oldunuz tekrar teşekkürler... güneş 6 Aralık 2015 2110Teşekkürler cok saolun odevimi sayenizde yaptim yes 6 Aralık 2015 1409idare eder maria 5 Aralık 2015 1637l liked this site naturels 5 Aralık 2015 1633Çok işime yaradi teşekurler bisten 10 Kasım 2015 2043guzel olmus yureginize saglik abiler ablaalr umarim sinavdan iyi alirim dua edin allah icin esra k. 5 Kasım 2015 1835Çok güzel ödevimi buradan yaptım Osman k. 3 Kasım 2015 1935Çok güzelmiş Teşekkürler osman 3 Kasım 2015 1933Güzeldi Kendim için bir aşk buldum Ciğerparem, ilk adımı sen at işte Ve benim izimden git Valla, bir kız buldum Güzel ve tatlı bir kız Hiç bilmiyordum Benim için bekleyen kişi olduğunuÇünkü aşık olduğumuzda çocuktuk daha Ne olduğunu bilmiyorduk aşkın Bu sefer senden umudumu kesmeyeceğim Ciğerparem, sadece yavaşça öp beni Tek sahip olduğum şey kalbin Ve gözlerinde sende benim kalbimi tutuyorsunBebeğim, karanlıkta dans ediyorum Kollarımda senle Çimlerin üstünde yalın ayak En sevdiğimiz şarkıyı dinlerken Berbat göründüğünü söylediğinde Kısık sesle fısıldadım Ama duydun dediğimi Ciğerparem, bu gece kusursuz görünüyorsunValla, bir kadın buldum Tanıdığım herkesten daha güçlü Benim hayallerimi paylaşıyor Umarım bende bir gün Onun evini paylaşacağım Aşkı buldum ben Sırlarımdan daha fazlasını taşımak için Aşkı taşımak için, kendi çocuklarımızı taşımak içinHala çocuğuz ama çok aşığız Tüm olanaksızlıklara rağmen savaşıyoruz Bu sefer iyi olacağımızı biliyorum Ciğerparem, sadece elimi tut Kadınım ol, bende erkeğin olayım senin Gözlerimde geleceğimi görüyorumBebeğim, karanlıkta dans ediyorum Kollarımda senle Çimlerin üstünde yalın ayak En sevdiğimiz şarkıyı dinlerken Seni o elbisenin içinde çok güzel Görünürken gördüğümde Bunu hak etmiyorum ben Ciğerparem, bu gece kusursuz görünüyorsunBebeğim, karanlıkta dans ediyorum Kollarımda senle Çimlerin üstünde yalın ayak En sevdiğimiz şarkıyı dinlerken Gördüğüm şeye inancım var benim Şimdi bizzat bir melekle karşılaştığımı biliyorum Ve o bu gece kusursuz görünüyor Bunu hak etmiyorum ben Bu gece kusursuz görünüyorsun Do yo like …? İngilizce bir şeyi sevmek, hoşlanmak İngilizce de bir şeyi sevip sevmediğimizi, hoşlanıp, hoşlanmadığımızı Do you like …? Soru cümlesi ile öğreniriz. Örnekler Do you like sweets? / Tatlıları sever misin? Yes, I like sweets very much. / Evet, tatlıları çok severim. Olumlu cümlelerde; I like Olumsuz cümlelerde I don’t like kullanılır. What have got for dinner? / Akşam yemeğinde ne var. Soup. / Çorba I don’t like it. / Ben onu sevmiyorum. I like it very much. / Ben çok seviyorum. I like apple and banana. I don’t like orange. Ben elma ve muz seviyorum. Portakal sevmiyorum. I like fish. / Balık severim. I like pear. / Armut severim. Soru cümlesi oluştururken cümle başına do gelir. Do you like apples? / Elma sever misin? Yes I do. / Evet, severim. No I don’t. / Hayır sevmem. Yukarıda ki cümleye verilen cevaplara dikkat edin. Olumlu cümlelerde Yes I do. Olumsuz cümlelerde not eki alarak No I don’t. Cevabı veriliyor. Do you like cheese? Peynir severmisin? Yes I do. / No I don’t / Evet, severim. / Hayır, sevmem. Do you like eggs? / Yumurta sever misin? Yes I do. / No I don’t / Evet, severim. / Hayır, sevmem. Do you like ıce cream? / Dondurma severmisin? Yes I do. / No I don’t / Evet, severim. / Hayır, sevmem. Do you like ketchup? / Ketçap sever misin? Yes I do. / No I don’t / Evet, severim. / Hayır, sevmem. Do you like flower? / Çiçek sever misin? Yes, I do. / Evet, severim. We like playing football and volleyball but we don’t like playing basketball. Futbol ve voleybol oynamayı seviyorum fakat basketbol oynamaktan hoşlanmıyorum. We like drawing pictures. / Resim çizmeyi seviyoruz. We don’t like dancing. / Dans yapmayı sevmiyoruz. Do you like playing volleyball? / Voleybol oynamayı sever misiniz? Yes, I do. / Evet severim. No, I don’t / Hayır sevmem. Do you like swimming? / Yüzmeyi sever misin? No, I don’t. / Hayır, sevmem. Do you like swimming? / Yüzmeyi seviyor musun? Yes, I like swimming. / Evet, yüzmeyi seviyorum. Herkesin bir hobisi ya da boş zamanlarında yapmaktan keyif aldığı bir aktivitesi vardır. Bazıları dil öğrenmekten, bazıları resim yapmaktan, bazılarıysa film veya dizi izlemekten hoşlanır. Edinebileceğimiz, böylelikle hayatlarımıza eğlence ve çeşitlilik katabileceğimiz birçok farklı hobi var. Bugün hobilerden söz edeceğiz ve bu konu ile ilgili yeni kelimeler öğreneceğiz. Örnek cümleler sayesinde kelimelerin doğru kullanımlarını da görmüş olacağız. Haydi, başlayalım! Yaygın hobiler Reading books Kitap okumak Blogging Blog tutmak Dancing Dans etmek Singing Şarkı söylemek Listening to music Müzik dinlemek Playing musical instruments; piano, guitar etc. Enstrüman çalmak; piyano, gitar, vs. Learning new languages Dil öğrenmek Shopping Alışveriş yapmak Travelling Seyahat etmek Hiking Doğa yürüyüşü yapmak Cycling Bisiklete binmek Exercising Egzersiz yapmak Drawing Çizim yapmak Painting Resim yapmak Collecting things Koleksiyon yapmak Playing computer games Bilgisayar oyunları oynamak Cooking Yemek yapmak Baking Pastacılık Gardening Bahçıvanlık Doing crafts –handmade El işi yapmak Embroidering Nakış işlemek Sewing Dikiş dikmek Knitting Örgü örmek Playing board games Masa oyunu oynamak Walking Yürüyüş yapmak Writing Öykü yazmak Fishing Balık tutmak Photography Fotoğrafçılık Skydiving Hava dalışı Skating Kaymak Skiing Kayak yapmak Roller skating Paten yapmak Longboarding Kaykay Surfing Sörf yapmak Kendi hobileriniz veya karşınızdaki insanın hobileri hakkında konuşmak, o insanı tanımak ve onunla sevdiğiniz şeyleri paylaşmak için harika bir yöntem. Tabii ki İngilizce! Karşınızdaki İnsana Hobilerini Sorun What is your hobby? Hobin nedir? What are your hobbies? Hobilerin nelerdir? Do you have any hobbies? Bir hobin var mı? Bu üç cümleyi daha önce ders kitaplarında görmüş olmanız bir hayli mümkün. Ancak işin aslı şu ki, “hobi” sözcüğünü günlük konuşma dilinde öyle pek sık duymazsınız. Onun yerine aşağıdaki cümlelerle karşılaşmanız daha olası What do you do for fun? Eğlenmek için neler yaparsın? What do you do in your spare / free time? Boş zamanlarında ne yaparsın? What do you do when you’re bored? Sıkıldığında ne yaparsın? Hobilerinizi Anlatın Karşınızdaki insana hobilerinizi İngilizce olarak anlatmak için aşağıdaki gramer yapılarını kullanabilirsiniz I like + to do something I like + verb + ing I enjoy doing something I am keen on something İngiltere İngilizcesi I am fond of something Örneğin I like watching movies. Film izlemeyi severim I like to play golf. Golf oynamayı severim I am keen on photography. Fotoğrafçılığa meraklıyım I enjoy baking. Hamur işi yapmaktan hoşlanırım I am fond of travelling. Seyahat etmeye bayılırım Eğer bir şeyden gerçekten hoşlanıyorsanız ve hatta bu şey, yapmaktan en çok keyif aldığınız şeylerden biriyse “I” ben adılından sonra “really” sözcüğünü getirebilirsiniz. Örnek I really like playing tennis. We are really fond of skydiving. Tenis oynamayı gerçekten seviyorum. Hava dalışına gerçekten meraklıyız. Eğer belirli bir aktivite veya hobiden söz etmek istemiyorsanız, şu cümleyi de kullanabilirsiniz I like hanging out with my friends and stuff like that. Arkadaşlarımla takılmaktan ve bu gibi şeylerden hoşlanırım. Bugünlük bu kadar. Konuşmayı başlatan taraf olmak ve yeni tanıştığınız insanları daha iyi tanımak istiyorsanız hobi konusunun işinize yarayacağını unutmayın. Özellikle de anadili İngilizce olan biriyle karşılaştığınızda konuşma pratiğinizi geliştirmeniz için de harika bir yol. Sizin hobileriniz neler? Eğlenmek için neler yaparsınız?Yanıtlarınızı Yorumlar kısmına yazmayı unutmayın. Görüşmek üzere!

5 tane ingilizce sevdiğimiz şey