jB8g4. Elektriğe gelen zam yaşamını evde solunum cihazına bağlı sürdüren hastaların çilesini de 2-3 kata çıkardı. Faturaları ödemekte zorlanan hastalar, elektriklerinin ve dolayısıyla nefeslerinin kesilmesi tehlikesiyle karşı karşıya. Solunum cihazına bağlı yaşayan hastaların en büyük mağduriyetlerinden biri elektrik faturaları… Yeni yılda gelen zamla faturalarla birlikte hayatını bu cihazlara bağlı olarak sürdüren hastaların çilesi de 2-3 katına çıktı. Tıbbı cihaz kullanmak zorunda olan hastalar manevi olarak zorlu bir süreç içindeyken bir de maddi sorunlarla mücadele etmek durumunda kaldı. Artan faturalar karşısında şaşkına dönen hastalar, borçlarını ödememeleri durumunda elektriklerinin ve dolayısıyla nefeslerinin kesilmesi tehlikesiyle karşı karşıya… Özgün Saraç, 44 yaşında. Yaklaşık 5 yıldır 80 yaşındaki ALS hastası annesine bakıyor. Annesi Güldalı Hanım’ın nefes alıp vermede zorluk çektiği için solunum cihazına bağlı yaşadığını belirten Saraç, hayati öneme sahip bu cihazlar nedeniyle artan faturalarını ödemekte güçlük çektiklerini söyleyerek, “Zamlardan önce faturamız en fazla 300 TL geliyordu. En son faturamız ise çok fazla dikkat etmemize rağmen 800 TL geldi. Bu ay daha fazla geleceğini düşünüyoruz. İpin ucu kaçacak gibi. Sadece elektrik değil, doğalgaz faturamız da 1000 TL geldi. Ben normalde çalışan biriydim ancak anneme baktığım için yıllardır çalışamıyorum. Babamın emekli maaşı ile geçinmeye çalışıyoruz. Evde kullandığımız hayati cihazlar tasarruf edebileceğimiz şeyler de değil. Mecbur çalıştırmak zorundayız. Ventilatör, mama makinası, hasta yatağı gibi yaklaşık 7-8 alet var elektrikle çalışan sırf anneme ait. Faturayı görünce şok olduk. Ne yapacağız bilmiyoruz. Işık, televizyon gibi şeyleri zaten kullanmamaya çalışıyoruz. Bari oradan tasarruf edelim diye” dedi. ELEKTRİK ALS HASTALARININ HAYATI İki çocuk annesi Şerife Altunay da, yaklaşık 4 yıldır ALS hastası eşine bakıyor. 2,5 yıldır solunum cihazına bağlı bir hayat sürdüren eşinin her şeyiyle tek başına ilgileniyor. Tıbbı cihaz kullanmak zorunda olan hastaların manevi olarak zorunlu bir süreç içindeyken bir de maddi sorunlarla mücadele etmek durumunda kaldığını söyleyen Altunay, “Eşime bakacak kimse olmadığı için çalışamıyorum. Şimdiye kadar en fazla 170 TL fatura gelirdi. Evde eşime ait bir prizimiz var dokuzlu. Hepsi dolu, sadece eşimin kullandığı makinalar bağlı. Bu ay 500 TL elektrik faturası geldi. Bu bile bizim için çok yüksek rakamlar. Çünkü tek masrafımız elektrik değil. Zaten bu ay daha fazla geleceğini düşünüyorum. Eşimin cihazları dışında birçok şeyi kısıtladım. Kaldığımız binanın elektrik sistemi oldukça eski. Zaten her şeyi birlikte çalıştırdığımızda elektrikler kesilebiliyor. Bunun gibi birçok zorluklar yaşıyoruz. Mecburen eşimden değil kendimden tasarruf etmeye çalışıyorum. Daha fazla elektrik faturası ödeyeceğime eşime gaz bezi alırım fazladan. Ya da onun yiyebileceği gıdalar alırım. Bunları da devlet karşılamıyor maalesef. Eşimle bilgisayardan göz takip sistemi yoluyla yazarak konuşuyoruz. O sebeple bilgisayarın fişinin bile sürekli takılı olması gerekiyor. Elektrik bir ALS hastasının hayatı. Ne yazık ki elektrik olmadan yaşayamazlar. Elektrik olmadığında sadece eşimin değil bizim hayatımız da durmuş oluyor. Eşim de sürekli faturaların ne kadar geldiğini soruyor, takip ediyor. Yüksek geldiğini öğrenince çok üzülüyor. Mesela Bu ay aspire çubuğu alma elektrik faturası çok gelecek’ diyor. Ki aspire çubuğu solunum yollarının temizlenmesi ve rahat nefes alması için çok önemli bir şey” ifadelerini kullandı. FATURAMIZ 2-3 KAT ARTTI ALS hastası olan 58 yaşındaki babasının solunum cihazına bağlı yaşadığını dile getiren Kader Yıldırım ise yaşadıkları mağduriyeti şu sözlerle anlattı “Babam yaklaşık 6 yıldır yatalak. Zamlardan sonra elektrik faturamız neredeyse 2-3 kat fazla gelmeye başladı. Daha önce 150 TL gelen faturamız en son 700 TL geldi. Evde çalışan olmadığı için çok zorlanıyoruz. Devlet ne yazık ki medikal malzemeleri de karşılamıyor. Hiçbir şekilde yetmiyor.” SGK KAPSAMINDA ÖDENMELİ ALS hastalarının yarısının solunum ve oksijen cihazına bağlı olarak yaşadığı vurgulayan ALS-MNH Derneği Başkan Yardımcısı Alper Kaya, “Evde yoğun bakım ortamında 7/24 bakıma gereksinim duyarlar. Bu anlamda elektriğe bağlı olarak yaşarlar. Elektrik, hastayı hayatta tutmak için elzemdir. Bunların dışında ev ısısı, tıbbi cihaz ve malzeme masrafları ve bakım verenlere ödenen miktar giderek artmaktadır” diye konuştu. Zamlar nedeniyle hastaların tıbbi cihazlara yaptığı ödeme miktarının dahi 3 kat arttığına dikkat çeken Kaya, “Ortalama 1000-1200 TL civarında gelen elektrik faturaları aileleri çaresizlik içinde bırakmıştır. Evde mekanik ventilatör kullanan ALS hastaları, elektriği tedavi amaçlı kullanmaktadır. Bu nedenle yapılan elektrik masrafı, tedavi gideri olarak kabul edilmelidir. Tedavinin kesilmesi durumunda hastanın yaşaması mümkün olmamaktadır. Hayati ihtiyaç olduğu için bu hizmet, sağlık hizmeti kapsamında olmalıdır. Elektrik faturalarının hastanede yoğun bakım ortamında oluşturulan koşulları sağlayacak miktarı, SGK kapsamında ödenmelidir” açıklamasında bulundu. 1157 Haber Kaynağı İHA Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın açıklamasıyla vakaların yüzde 100 oranında artış gösterdiği şehirlerden biri olan Samsun'da, korona hastalarının kaldığı yoğun bakım ünitelerinde oldukça dramatik durumlar yaşanıyor. Özellikle Orta Karadeniz Bölgesi'nin korona virüs yükünü sırtlayan Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan sağlıkçılar, bu süreçte duygusal anlara şahit oluyor. Hastaların son istekleri ise sağlık çalışanlarına gözyaşı döktürüyor. Solunum cihazına bağlanarak uyutulmadan önceki zamanda hastalar, kimi zaman mektup yazarak sağlıkçılardan sevdiklerine ulaştırmalarını talep ediyor kimi zaman da çocuğunun sesini son kez duymak istiyor. Sağlıkçıların elini tutarak "Bana biraz daha nefes ver" diye yalvarır derecesinde isteklerde bulunanlar yürekleri dağlıyor. "Yoğun bakımı saniyelik görseniz dışarıya çıkmak istemezsiniz" Covid-19 yoğun bakımda yatan hastaların son anlarına tanık olduklarını, bu durumun kendilerini psikolojik olarak çok etkilediğini belirten Hemşire Hayriye Tanrıvermiş, "Lütfen elinizi vicdanınıza koyun. Buradaki insanların son anlarında biz yanlarındayız. Onların son su içmesinde, son nefesinde biz başlarındayız. Biz onların neler çektiğini çok iyi görüyoruz. Dışarıda insanlar bunları görmeyebilir. En sevdiği annesinin burada son anında neler yaşadığını görselerdi, emin olun günlerce sokağa çıkmak istemezlerdi. 61 yaşında bir hastamız vardı. on anında neler yaşadığını görselerdi, emin olun günlerce sokağa çıkmak istemezlerdi. 61 yaşında bir hastamız vardı. Hastayı 'cpap' cihazı ile takip ediyorduk. Solunum cihazına bağlamak istemedik çünkü bu hastalıkta akciğer son aşamaya geldiğinde ventilatör özellikle bağlanmışsa o hastanın cihazdan ayrılması çok sıkıntılı oluyor. Biz bu amcamıza 'biraz daha dayan, seni bu cihaza bağlamak istemiyoruz' dememize rağmen amca 'boğazımı delin ve bağlayın' dedi. Bu amcamızın en son söylediği sözler bunlar oldu. Şu anda amcamız solunum cihazına bağlı ve tamamen ilaçlarla uyutuluyor. Dünya ile bilinç olarak hiçbir bağlantısı yok. 'Beni kurtarın, boğuluyorum' diyen birçok hastayı kaybettik. Hastanın başında ağladığımız zamanlarda oldu. Hastaların yüzde 90'ı yakın çevresiyle temas ettiğini ifade ediyor. Bizden son istekleri oluyor. Çocuğun sesini duymak isteyen oluyor. Mümkün olduğunca telefonla veya yazarak iletişim kurmalarına vesile oluyoruz. Örneğin 56 yaşında bir hastamızın ölüm korkusu çok fazlaydı. Hemşire arkadaşımız hastanın yanındaydı. Arkadaşımıza 'beni bırakma, elimi tut' dediği için hemşire arkadaşımız dakikalarca onun elini tutarak bekledi. Biz o hastayı iyileştirdik ve buradan taburcu ettik. Bizlerin süper güçleri yok. Samsun halkına özellikle sesleniyorum. Lütfen zor durumda kalmadığınız sürece maskesiz dışarı çıkmayın. Toplu alanlara girmeyin. Burada yatan hastalarımızın birçoğu 65 yaş ve üstüdür. 70, 80 yaşında bir hasta sahilde gezerken, kafelerde otururken, alışveriş merkezlerinde dolaşırken bu hastalığı kapmıyor. Bunların en yakınlarındaki evlatları, torunları ve diğerleri bu hastalığı onlara getiriyor" dedi. "Gerçekten ağlıyoruz" Korana virüsü yenerek tekrar mesleğine devam eden ve 10 aydır ailesini görmeyen Hemşire Ceren Yaldız, "Oldukça izole yaşıyoruz. Burada bilinci açık hastalara 'nereden kaptınız' diye sorduğumuzda 'yakınımdan' cevabı alıyoruz. 'Yalvarıyorum, biraz nefes verin' diyen hastalarımız oldu. Psikolojik olarak zor durumdayız. Bedenen yorulduk. Hastalara oksijen tedavileri uyguluyoruz. 'O tedavi bitene kadar yanımdan ayrılma' diyor. Biz de 1 buçuk, 2 saat yeri geliyor oradaki hastalarla kalmak zorunda kalıyoruz. Hastaya nefes alamadığında bizden kalem kağıt istiyor ve mektup yazıyor. Bize söylüyor. Biz yazmaya başlıyoruz. Gerçekten ağlıyoruz. Hastalar vefat ettiğinde aklımıza onlar geliyor. O kadar dramatik bir ölüm oluyor ki ne hasta yakınlarını görebiliyor ne de yakını hastayı görebiliyor. Hasta vefat ettiğinde yakınını arıyoruz. Kızı diyor ki 'annemin cenazesini alamam, evde izoleyiz' diyor. Gerçekten acı bir tablo oluyor. İnsanlar keşke bunu görse de sokakta gezmelerin, alışveriş merkezlerine gitmelerin ne kadar gereksiz olduğunu anlasalar. Ben korona oldum, iyileştim tekrar başladım" diye konuştu. "Yürüyerek gelen hastaların 10 gün sonra ölüm haberini veriyoruz" İnsanların dışarıda gezmeye ve ziyaretlere ara vermesi gerektiğine önemle dikkat çeken Doktor Abdul Celil Kayabaş ise, "Daha önceden yoğun bakımlara 75 yaş üstü kötü bir hastalığı olan hastalar yatarken bu salgınla beraber biz daha genç hastaların yattığını gördük. 40'lı yaşlarda, 50'li yaşlarda hastalarımız konuşarak geliyorlar. Bu Kovid-19 nedeniyle hızlı bir şekilde zatürreye girerek makineye bağlamak zorunda kalıyoruz. Yürüyerek, konuşarak gelen hastaların belki de 10 gün sonra ailelerine ölüm haberini veriyoruz. Bizim açımızdan psikolojik olarak çok yıpratıcı bir süreçtir. Toplum açısından da öyle fakat toplum bunun hepsine şahit olmuyor. Bu süreç o kadar dramatik bir şekilde işliyor ki çünkü insanlar bilinci açık ve nefes alamıyor. Dışarıda gezmek, aile ziyaretleri, toplu merasimler bunların hepsine ara vermek gerekiyor. Genç bir hastayı korona nedeniyle kaybetmiştik. Onu artık yeterli nefes alamadığı süreçte, makineye bağlayacağımız süreçte ellerimi tutmuştu ve 'ben kurtulacağım değil mi doktor bey' demişti. Ben de ona söz vermiştim, 'kurtulacaksın' demiştim. Maalesef hastayı kaybettik. Bu bizim açımızdan psikolojik bir travma hem de hasta yakını ve hastalar için büyük bir travmadır" şeklinde konuştu. Samsun'da sağlıkçılar pandemi mücadelesini fedakarca sürdürmeye devam ederken, evlerde izole olması gerekirken dışarıya çıkan vatandaşlara her gün rastlanmaya devam ediliyor. Sağlıkçılar ise tedbir çağrılarının karşılıksız kalmamasını bekliyor. koronavirüs sağlık çalışanları yoğun bakım Yoğun Bakım Nedir? Bir, ya da birden fazla organın geçici olarak yetersizliği nedeni ile vücudun aksamış olan fonksiyonlarının, esas neden ortadan kalkıncaya kadar desteklenmesi ve bu süreç içerisinde hastanın hayatta kalmasının sağlanmasına yönelik faaliyetleri kapsayan ve özellikle yapay solunum cihazı başta olmak üzere her türlü cihaz ve teknolojiyi kullanan bilgi ve yetenekleri buna uygun doktor ve hemşirelerin bulunduğu özel bir ünitedir. Reanimasyon Yoğun Bakım Ünitemiz Hakkında Reanimasyon Yoğun Bakım ünitemiz son teknolojik cihazlarla donatılmış uzman kadrosu ile birlikte 24 saat kesintisiz sağlık hizmeti vermektedir. Hastalarımız 24 saat takip altında olup; bakım ve tedavileri deneyimli yoğun bakım hekimleri hemşireleri ve yardımcı personeli tarafından sürdürülmektedir. Hasta ve Hasta Yakını İçin Bilgiler Reanimasyon ünitesine hasta sağlığı açısından içeriye hasta yakını alınmamaktadır. Siz değerli hasta yakınlarımızın ve hastalarımızın enfeksiyon kapma riskini önlemek için hastanemizin tele konferans sistemi sayesinde hem hastanızla görüşme imkanını sağlamış hem de enfeksiyon riskini en aza indirmiş oluruz. Hangi Durumlarda Yoğun Bakıma Hasta Alınır? Ani kalp ve solunum durmaları, Kafa beyin travmaları, Omurilik travmaları Genel beden travmaları, Her türlü şoktaki hastalar, Akut solunum yetersizlikleri, Akciğer travması, akciğer ödemi, Kronik solunum yetersizlikleri KOAH, Ağır metabolik bozukluklar ve Asit- Baz dengesizlikleri, Sinir sistemi hastalıklarıBeyin kanaması vb, Kas hastalıkları Myasteni, ALS vb, Sıvı elektrolit bozuklukları, Her türlü zehirlenmeler , Büyük ve uzun süren özellikli ameliyatların sonrası, Gebelik zehirlenmeleri, TetanozHastanızın tüm vücut gereksinimleri yoğun bakım ekibi tarafından desteklenmektedir Solunum Kendi solunumu yeterli olan hastalara oksijen maskesi ile oksijen desteği sağlanır. Solunumu yeterli olmayan hastalar da solunum cihazına bağlanmaktadır. Hasta solunumu yeterli oluncaya kadar makineye bağlı kalır. Beslenme Hastalarımızın çoğu ağız yoluyla beslenememektedir. Burunlarından bir boru nazogastrik sonda takılır ve bununla özel zenginleştirilmiş gıdalar verilerek beslenir. Bu şekilde beslenemeyecek hastalarımıza ise damardan serum vererek beslemekteyiz. Hijyen Temizlik Hemşirelerimiz ve yardımcı personellerimiz tarafından hastanızın genel beden temizliği yapılmaktadır. Hastalarımıza günde 2 defa vücut banyosu silerek, ağız, göz ve yüz bakımları, saç banyoları, erkek hastaların tıraşları yapılmaktadır. Tuvalet İdrar miktarı, hastalarımızın durumunu değerlendirebilmek açısından bizim için önemlidir. Bu nedenle, hastalarımızın hepsinde idrar sondası takılıdır. Gaita ise sürgü veya hasta altı bezi ile alınır. Hasta Yakınlarının Bilmesi Gerekenler Reanimasyona alınan hastanın yakınına; Hastanın durumu, öntanısı, yapılması planlanan işlemler ve oluşabilecek sonuçlarıyla ilgili bilgi o andaki sorumlu doktor tarafından verilir. Reanimasyonda takip edilmekte olan tüm hastalar hakkında, hasta yakınlarıyla hasta bekleme salonundaki bulunan görüşme odasında haftanın her günü 1300 / 1400 saatleri arasında doktor tarafından hasta yakınlarına bilgi verilmektedir. Hastanın takiplerinde beklenen ya da beklenmedik olumsuz bir durum gelişmesi halinde hasta yakınlarının bıraktıkları telefon numaralarından ulaşılarak bilgilendirme yapılır. Hasta servise geçeceği zaman hasta yakınlarına ulaşılarak bilgi verilir. Hastanın başka bir bölüm / branş veya başka bir hastaneye yönlendirilmesi durumunda hasta yakınlarına bilgi verilir. Reanimasyonda yatan hastaları enfeksiyondan koruyabilmek amacıyla rutin hasta ziyaretleri yoktur. Reanimasyon ünitesinde olası bir acil müdahale durumunda telekonferans sistemi ile ilgili görüşme yapılamayacaktır. Doktorlarımızın iş yoğunluğunu da düşünerek, hasta hakkında düzenli bilgi akışının sağlanabilmesi için hastanın yakınları arasında birinci derece akrabalık ilişkisi bulunan yalnızca bir veya iki kişinin doktor ile irtibatta olması gerekir.

yoğun bakımda solunum cihazına bağlı hasta ne kadar yaşar