Yalancıdoğum sancısı nasıl olur? Yalancı doğum sancıları (Braxton Hicks contractions) gebeliğin 4. hafta, 5. hafta. 6 hafta, 7. hafta, 8. hafta ve 9. haftasında hamilelerin yaşayabilecekleri kasılmalar arasındadır. Kasılmalar doğum süresinin yaklaştığı anlamına gelmez.
Doğumun başladığını gösteren belirtiler. Kanla karışık bir akıntı olan nişane gelmesi, Doğum suyunun gelmesi, Düzenli olarak devam eden sancıların başlaması doğumun başladığının göstergeleridir. Düzenli olarak gerçekleşen ağrılar önceleri 10 -15 dakikada bir gelir, birkaç saniye sürer. Ancak doğum
Normal doğum ne kadar sürer? Anne adayı ilk çocuğunu dünyaya getirecekse normal doğumun süresi ortalama 10 ila 15 saat kadar sürebilir. Anne ikinci çocuğunu dünyaya getirecekse bu süre 6 ila 8 saat arasında sürmektedir. Anne üçüncü ya da dördüncü çocuğunu dünyaya getirecekse bu süre daha da kısalacaktır.
Buzağılargörenleri şaşkına çevirdi. Kastamonu'nun İnebolu ilçesinde doğum sancısı başlayan inek, 1 gün önce anne sularını yutarak boğulan buzağı ile 2 ay önce karnında ölen iki buzağı dünyaya getirdi. Buzağılar görenleri şaşkına çevirdi. İnebolu'nun Kabalar köyünde hayvan yetiştiriciliği yapan R.K., hamile
Dogumicin duzenli sanci sart yani size giren bikere iki olan sey dogum sancisi degil dogum sancisi girdigi zaman bi duzeni oluyor sanci ani da duzenli oluyor girmedigi andada mesala sanci yarim saatte 1 giriyor 1 dk filan suruyor ama bu surekli byle devam ediyor zamanla azaliyor yarim saatte giren sanci 20 dk da giriyor snra 10 dk da filan sonrasi hastane .d.d.d
IMpZs. Bu problemler “ineklerde enerji metabolizması ile ilgili problemler” ve “Kalsiyum/Fosfor metabolizması ile ilgili problemler” olarak da sayılabilir. Hipokalsemi = Süt Humması Retentio Secundinarum = Sonun atılamaması Şirdenin Abomasum yer değiştirmesi Ketosis Metritis Mastitis İNEKLERDE DOĞUMDAN SONRA GÖRÜLEBİLECEK ÖNEMLİ PROBLEMLER İneklerde doğumdan sonra görülebilecek önemli problemlerin başlıca sebepleri, yazımızın devamında da görüleceği gibi, beslemede eksiklikler ve dengesizlikler ile kötü yönetimdir. Bu problemleri şöyle sıralayabiliriz – Yağlı inek sendromu şişman inek hastalığı = Fat Cow Sendrom – Ketosis – Sonun atılamaması – Döl tutmama – Selüloz azlığı / asidoz / karın şişmesi – Laminitis – Abomasumun Şirden’in yer değiştirmesi – Doğum Felci hipokalsemi, süt humması Ketosis Doğumu takip eden birkaç gün veya birkaç hafta içinde ortaya çıkar. İştahsızlık, zayıflama, sütün azalması, kabızlık, sümüksü dışkı, durgunluk, kambur duruş, sinirli haller ve boş çiğneme hareketleri ile kendini gösterir. Yağlı inek sendromu ile de ilişkili olabilir. Günde 2 kez 150 ml. propilen glikol veya sodyum propionat verilerek ve bu uygulamaya en az 4 gün devam edilerek sağıtılabilir. Ayrıca damardan hipertonik glikoz solüsyonu ile glukokortikoidler enjekte edilir. Ketosis’ten Korunma ve Önlemler İnekler çok zayıf ve çok şişman olmamalıdır. Kuru dönemin son iki haftasında yavaş yavaş arttırmak suretiyle alıştırarak konsantre yeme adaptasyon sağlanmalıdır. Doğuma iki hafta kala yeme NİACİN ilave edilmesi yararlı olur. Doğum Felci Hipokalsemi ? Süt Humması Doğumdan hemen sonra, 1-2 gün içinde veya doğuma 1-2 gün kala oluşabilir. Vücut ısısı düşer, kulaklar ve merme soğur, sallantılı yürüyüş veya tamamen yatma, başı omuza dayama haliyle ortaya çıkar. Bakışlar donuklaşır, gözbebeği genişler, çok şiddetli vakalarda koma hali ve ölüm görülebilir. Tedavisi damar içi yavaş yavaş Kalsiyum solüsyonu enjeksiyonu ile mümkündür. Doğum Felcini Önleme Yolları Kuru dönemde yüksek kalsiyum içeren rasyonla besleme hipokalsemiyi arttırır. Kuru dönemde 550 kg canlı ağırlıktaki bir ineğin kalsiyum ihtiyacı günde 40 gr kadardır. Bu durumda düşük kalsiyum içeren rasyonlar, doğum sonrası felçleri önleyeceğinden yüksek oranda KALSİYUM içeren kuru yoncanın KURUDAKİ ineklere verilmemesi, yerine düşük kalsiyum içeren kaba yemlerin örneğin; çayır otunun verilmesi yararlı olur. Doğuma 3-7 gün kala özellikle D vitamini enjeksiyonunun doğum felcini önleyeceği araştırmacılar tarafından bildirilmiştir. Sürüde doğum felci olayları ANYONİK tuzların yeme katılmasıyla kontrol altına alınabilir. Hipokalsemi başlı başına bir problem olduğu gibi başka problemlere de yol açabilir. Kas zayıflığına bağlı güç doğum, uterus prolapsusu olaylarında artış, sonun atılamaması, metritis’e yatkınlık, tekrar gebe kalma oranında düşüş, rumen atonisi dolayısıyla karın şişkinliği, şirdenin yer değiştirmesi, ketosis, mastitis, sütün azalması gibi problemler hipokalsemiyi takip edebilir. Şişman İnek Sendromu Fat Cow Sendrom Gebelikte çok beslenen ineklerde görülür. Doğumdan sonra iştah kaybı ve hızlı zayıflama ile ortaya çıkar. Nabız ve solunum hızlanır, inek yatar, kalkamaz. Bu belirtilerin ardından bir hafta içinde koma hali ve ölüm gözlenir. Destek tedavisi için propilen glikol ve sıvı elektrolitler denense de, genellikle tedavi başarılı olmaz. Önlemek için kuru dönemde ineklerin yağlandırılmaması gerekir. Kuru dönem boyunca mısır silajından uzak durmak yararlı olur. Abomasumun Yer Değiştirmesi Bu olay doğumu takiben iki ? üç hafta içerisinde meydana gelir. Dördüncü midenin normal yerinden sağa veya sola doğru bükülmesiyle oluşur. Kesif yem-kaba yem dengesizliği, kaliteli kaba yem eksikliği abomasumun yer değiştirmesine zemin hazırlar. Abomasum çoğunlukla SOLA doğru yer değiştirir. Abomasumun Yer Değiştirmesini Önleyecek Tedbirler İneğe vücut ağırlığının en az %1’i kadar kaliteli kuru ot verilmelidir. Kuru dönemde silaj tüketimi kısıtlanmalıdır. Mastitis, yağlı inek sendromu, süt humması, sonun atılamaması gibi problemler abomasumun yer değiştirmesine dispozisyon yaratacağından bu problemler için mutlaka önlem alınmalıdır. Kuru dönemde, özellikle doğuma 2 hafta kala ineğe verilen kesif yem 100 kg ağırlığa 750 gr oranını geçmemelidir. Örneğin; 500 kg canlı ağırlığındaki bir ineğe verilen kesif yem 3,750 gr’dan fazla olmamalıdır. Doğumu takip eden dakikalarda kalsiyum takviyeleri yararlı olabilir. Kalsiyum/fosfor dengesini sağlayan ve subklinik ya da klinik hipokalsemiyi önleyen D3 vitamininin doğuma 2-8 gün kala enjeksiyon olarak uygulanması büyük oranda yararlı olacaktır. Sonun Atılamaması Doğumdan sonra görülebilecek yaygın problemlerden biridir. Süt azalmasına ve tekrar gebe kalmanın gecikmesine, dolayısıyla ekonomik kayıplara sebep olur. Uterus envolusyonu yani rahimin tekrar eski halini alması gecikir, rahim iltihabına ve kısırlığa sebep olabilir. Sonun atılamamasının sebepleri arasında Bruselloz, BVD, IBR, Leptospirosis gibi enfeksiyöz hastalıklar, vitamin – mineral eksiklikleri sayılabilir. Ca/p dengesizliği, selenyum, iyot ve A vitamini eksikliği olan sürülerde sonun atılamaması olaylarının arttığı gözlenmiştir. Plasenta bağlantısının olgunlaşamaması yani erken doğum olayları, doğuma yakın dönemde ineğin aşırı kilo alması ve mısır silajı tüketimi sonun atılamamasına sebep olabilir. Alınması Öngörülen Önlemler Kuru dönemin en az 45 gün olması, günlük hareket imkanı, vitamin A, D, E ve selenyum enjeksiyonları ya da bunları içeren yem katkıları, enfeksiyöz hastalıklara karşı aşılamada önlem olarak düşünülebilir. Buzağılama bölümünün temiz, kuru, geniş, rahat olması, iyi havalandırmalı, aşırı sıcak, nemli ve kalabalık olmayan barınaklar sonun atılamaması konusundaki önlemlerin başında gelir. Kalsiyum/fosfor dengesi için doğumdan önceki bir hafta içerisinde D3 vitamini uygulaması ve doğumu takip eden en kısa sürede enjeksiyon ya da ağız yoluyla kalsiyum verilmesi koruyucu hekimlik yönünden başarı sağlar. Döl Tutmama Çok yağlandırılmış ve doğum sonrası hızlı zayıflama gösteren inekler sonunu atamama, rahim iltihabı ve ovariyum kistleri gibi problemlere daha yatkın olurlar. Bunlar döl tutmama sebepleri olarak karşımıza çıkar. Selüloz azlığı, Asidosis, karın şişmesi olayları kaba ve konsantre yem oranındaki dengesizliklerden, kaba yemde taze baklagillerin çok olmasından kaynaklanır. Laminitis Yine kaba yem ? konsantre yem oranının bozukluğu ile ortaya çıkan topallık ile kendini gösteren bir problemdir. İnek ayakta durmakta rahatsızlık çeker, verim düşüklüğü ortaya çıkar. Daha çok işkembede oluşan aşırı histaminin kan dolaşımıyla ayaklara gitmesi sonucu meydana gelir. Karaciğer apseleri de kaba ve kesif yem oranının bozukluğu ile ilgili olarak, işkembede oluşan asitin işkembeyi zedelemesi sonucunda mikropların kan dolaşımına girmesiyle ortaya çıkan problemlerdir. Kan dolaşımına giren bakteriler vena porta yoluyla karaciğere ulaşarak karaciğer apselerine ve ilerlemiş olaylarda ise karaciğer fonksiyonlarının bozulmasına sebep olurlar. Süt yağı oranının düşmesi ile karşı karşıya kalındığında yine asidoz yönünden bir inceleme yapılmalıdır. Kaba-kesif yem oranı gözden geçirilmeli, ayak problemi olup olmadığına dikkat edilmelidir. Çok ince kıyılmış kaba yemler süt yağı oranının düşmesine sebep olabilir. Böyle bir problemde rasyonun kuru maddesinin binde beşi kadar sodyum bikarbonatın yeme ilavesi yararlı olur. Kuru dönem iç ve dış parazit mücadelesi için en uygun dönemdir. Yeme katılarak ya da enjeksiyon tarzında A, D, E vitaminleri ile kuru dönemdeki inekleri desteklemek gerekir. Doğumdan 3 hafta önce uygulanan Selenyum ve E vitamini enjeksiyonları ya da bunların yeme katılmaları sonun atılamaması olaylarını önler. Kurudaki inekler temiz rahat bir ortamda bulundurulmalı ve hareket edebilmelidirler. Aşırı sıcaklıkla ilgili tedbirler mutlaka alınmalıdır.
Bebeklerde Gaz Sancısı Kaç Ay Sürer? Gaz sancısı bebeklerin yaşadığı en büyük sorunlardan biridir. Adaptasyon süreçlerinde sıklıkla yaşanan gaz sancıları bebekleri mutsuz ve huzursuz etmektedir. Süreli ağlamalarına neden olan bu dönem ayrıca ebeveynler için de zor bir süreçtir. Daha 2-3 haftalık olan bebeklerde oluşmaya başlayan gaz sancıları bebek 3-4 aylık olana kadar sıklıkla devam etmektedir. İlk defa gaz sancısı meydana geldiğinde doktora danışmanızı öneririz. Mamaların gaz sancısına etkisi oldukça fazla olduğu için bebeğiniz için en ideal mamayı doktorunuz size söyleyecektir. Bebeklerde Gaz Sancısı Ne Zaman Başlar?Yeni doğan bebeklerin yeni dünyalarına ayak uydurması uzun zaman almaktadır. Bu uyum sürecinde bebeklerin en çok karşılaştığı sorunlardan biri de gaz sancısıdır. Bebeklerde meydana gelen gaz sancısı çok sık oluşmaktadır. Henüz gelişmemiş olan sindirim sistemleri ve emzirme sırasında yutulan hava bebeklerde gaz sancısına neden olmaktadır. Ayrıca yanlış mama seçimleri de yeni doğan bebeklerde gaz sancısı oluşturur. Mamaların içinde bulunan proteinler hem bebeklerde alerji hem de gaz sancısına yol açar. Bebeklerde oluşan karın şişliği ve karındaki sertlik gaz sancısının göstergesidir. Bacaklarını karnına doğru çeken ve özellikle beslenme sonrasında huzursuzluk sorunu olan bebeklerde de gaz sancısı oluştuğunu anlayabilirsiniz. Bebeğin 2-3 haftalık olmasıyla başlayan gaz sancısı bebeğinin büyümesi ile zamanla ortadan kalkmaktadır. Ancak 4-6 haftalık olan bebeklerde gaz sancıları daha yoğun görülmektedir. Bebeklerde oluşan gaz sancısının diğer adı koliktir. Emziren anneler bebeklerinde gaz sancısının oluşmasını engelleyebilir. Anneler, besin listelerinden lahana, karnabahar, kuru baklagiller, inek sütü, soğan, sarımsak, kahve, çay, çikolata gibi türleri çıkararak bebeklerinin rahatlamasını sağlayabilir. Bebeklerde Gaz Sancısı İçin HareketlerGaz sancısı bebeklerin ve annelerin huzursuz olmasına neden olmaktadır. Gaz sancısı olan bebekler için doktora başvurulması önerilir. Evde yapacağınız basit hareketler de oluşan gaz sancılarına yararlı olacaktır. Gaz sancısı yaşayan bebeğinize sarılıp ona ninniler söylemeniz etkili bir yöntemdir. Ilık bir banyo yaptırmak, karnına ılık bir havlu koymak bebeğinizde oluşan gaz ağrılarına iyi gelecektir. Bebeğinizin karnına masaj yapmak da rahatlaması için önemlidir. Ancak bebeğinizin tamamen rahatlamasını sağlamak için gazını çıkarmanız gerekmektedir. Bunun için bebeğinize bazı egzersiz hareketleri yaptırmalısınız. • Gaz sancısı yaşayan bebeğinizin dizlerini karnına hafifçe bastırarak gazın çıkmasına yardımcı olabilirsiniz. Ayrıca karnına dizleriyle hafifçe bastırıp daire çizer gibi hareketler ile de oluşan gazı çıkarabilirsiniz.• Gaz sancısı sorunu olan bebeğinizi yüz üstü yatırın. Yeni doğan bebeklerin en sevdiği pozisyon olan yüz üstü yatma bebeğinizin rahatlamasına neden olacaktır. • Bebeğinizi kucağınıza alın ve yüz üstü yatırın. Karnına gelecek şekilde arkadan sırtını ovarak bebeğinizin gaz sancılarını geçirebilirsiniz. • Duş sonraları bebeğinizin karnına bebek masajı ile masaj yapmanız da meydana gelen gaz sancılarına faydalı olacaktır. • Ayrıca bu egzersizler ile bebeğinizle aranızdaki bağı da güçlendirmiş Gaz Sancısı Kaç Ay Sürer?Gaz sancısı bebeklerin yaşadığı en büyük sorunlardan biridir. Adaptasyon süreçlerinde sıklıkla yaşanan gaz sancıları bebekleri mutsuz ve huzursuz etmektedir. Süreli ağlamalarına neden olan bu dönem ayrıca ebeveynler için de zor bir süreçtir. Daha 2-3 haftalık olan bebeklerde oluşmaya başlayan gaz sancıları bebek 3-4 aylık olana kadar sıklıkla devam etmektedir. İlk defa gaz sancısı meydana geldiğinde doktora danışmanızı öneririz. Mamaların gaz sancısına etkisi oldukça fazla olduğu için bebeğiniz için en ideal mamayı doktorunuz size söyleyecektir.
İneklerde Doğumdan Sonra Oluşabilecek Problemler Nelerdir? Hangi Önlemler Alınmalıdır? Neler Yapılmalıdır? İneklerde Doğumdan Sonra Oluşabilecek Problemler **İneklerde doğumdan sonra çok önemli problemler ortaya çıkabilmektedir. Kalsiyum/Fosfor metabolizmasına bağlı olarak ortaya çıkan problemler ve İneklerde enerji metabolizmasına bağlı olarak ortaya çıkan problemler olarak sayılabilir. Ortaya çıkacak olan bu problemlerin temelinde, beslemede eksiklikler ile sürü yönetiminin kötü yönetilmesi vardır. Bu problemleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz. Ketozis Doğum Felci Hipokalsemi = Süt Humması Yağlı inek sendromu şişman inek hastalığı = Fat Cow Sendrom Şirdenin Abomasum yer değiştirmesi Retentio Secundinarum = Sonun atılamaması Döl tutmama Laminitis Metritis Mastitis Selüloz azlığı / asidoz / karın şişmesi Ketozis **Ketozis, ineklerde doğumdan sonra birkaç gün içinde veya birkaç hafta içinde ortaya çıkar. ineklerde, kabızlık, durgunluk, sütün azalması, iştahsızlık, sümüksü dışkı, zayıflama, sinirli haller, kambur duruş ve boş çiğneme gibi belirtiler görülür. Günde 2 kez olmak üzere 150 ml. propilen glikol ya da sodyum propionat verilerek ve bu uygulamaya en az 4 gün devam edilerek sağıtılabilir. Ayrıca damardan hipertonik glikoz solüsyonu ile glukokortikoidler enjekte edilir. Ketosis’ten Korunma ve Önlemler **Kuru dönemde inekler şişmanlatılmamalı ve zayıflatılmamalıdır. Kuru dönemin son iki haftasında yani Doğumdan önce son iki haftasında yavaş yavaş artırmak ve alıştırmak şartıyla konsantre yeme adaptasyonu sağlanmalıdır. Ayrıca doğuma iki hafta kala ineğin yemine NİACİN ilave edilmesi de yararlı olacaktır. İneklerde Doğum Felci Hipokalsemi-Süt Humması **Doğuma 1-2 gün kala veya doğumdan hemen sonra 1-2 gün içerisinde meydana gelebilir. İnekte, kulaklar, meme soğumaya ve vücut ısısı düşmeye başlar, sallantı yürüyüş veya tamamen yatma hali, başını omuza dayama hali görülür, gözbebekleri genişler, bakışlar donuklaşır ve çok şiddetli vakıalarda koma hali ve hatta ölüm görülebilir. **Tedavisi damar içi yavaş yavaş Kalsiyum solüsyonu enjeksiyonu ile mümkündür. Doğum Felcini Önleme Yolları **Kuru dönemde yaklaşık olarak 550 kg canlı ağırlığındaki bir ineğin kalsiyum ihtiyacı günde ortalama 40 gramdır. Kuru dönemde inek yüksek kalsiyum içiren bir rasyonla beslendiğinde Hipokalsemiyi artıracaktır. Dolayısıyla düşük kalsiyum içeren bir rasyon doğumdan sonra oluşabilecek doğum felcini önler, rasyon yüksek oranda kalsiyum içermesi durumunda ise doğumdan sonra doğum felci riskini artıracaktır. Kuru dönemde düşük kalsiyum içeren kaba yemlerin verilmesi daha uygundur. Örneğin, çayır otu, reygras, tefgras gibi kaba yemlerin verilmesi gibi. Yapılan araştırmalar sonucunda D vitamini enjeksiyonunun doğum felcini önleyeceğini ortaya koymuştur. Doğuma 3-7 gün kala özellikle D vitamini takviyesi da yapılması yerinde olacaktır. Ayrıca doğumdan sonra oluşabilecek Süt humması-Hipokalsemi gibi olumsuz durumların ortaya çıkmasını önleyebilmek için kuru dönemin son 2-3 haftasında kan kalsiyum düzeyini normal seviyede tutabilmek için Anyonik tuzların amonyum klorür, amonyum sülfat vb. yeme katılmasıyla kontrol altına alınabilir. **Hipokalsemi tek başına büyük bir problem olduğu gibi ayrıca başka sorunlara da yol açmaktadır. Sonun atılamaması, kan zayıflığına bağlı olarak güç doğumların olması, tekrar gebe kalma oranında büyük düşüş, karın şişkinliği Mastitis, metritis, Ketozis, şirdenin yer değiştirmesi ve sütün azalması gibi önemli problemler Hipokalsemi vakıasından sonra ortaya çıkabilir. Şişman İnek Sendromu Fat Cow Sendrom **Kuru dönemde çok beslenen ineklerde görülür. Doğumdan hemen sonra ineklerde, hızlı zayıflama ve iştah kaybı oluşur. İnek yatar ve kalkamaz. Nabız ve solunum hızı artır. Bu belirtilerden hemen 1 hafta içinde inek komaya girer ve hatta ölüm dahi gözlenir. Tedavi için bazı ilaçlar denense de genellikle etki etmez ve tedavide başarılı olunmaz. Bu durumu önlemek için kuru dönem beslemeye dikkat edilmeli, yağlandırılmamalı ve inekler zayıflatılmamalı ve şişmanlatılmamalıdır. Kuru dönem boyunca mısır silajı ineklere verilmemesi yararlı olacaktır. İneklerde Şirdenin Abomasum Yer Değiştirmesi **İneğin Dördüncü midenin normal yerinden sağa ya da sola doğru bükülmesiyle oluşur. Şirdenin yer değiştirmesi, doğumu takiben 2-3 hafta içerisinde meydana gelir. Kesif yem ile kaba yem orantısızlığı ve kaliteli kaba yemin eksikliği şirdenin yer değiştirmesine zemin hazırlar. Genellikle şirden Abomasum sola doğru yer değiştirir. Abomasumun Yer Değiştirmesini Önleyecek Tedbirler **Kuru dönemde silaj tüketimi kısıtlanmalı ve ineğe vücut ağırlığının en az yüzde 1’i kadar kaliteli kuru ot takviyesi yapılmalıdır. Süt humması, Mastitis, sonun atılamaması, şişman-zayıf inek sendromu gibi problemler Şirdenin yer değiştirmesine ortam hazırlayacağından bu problemler için önceden mutlaka gerekli önlemler alınmalıdır. Kuru dönemde, özellikle kuru dönemin son 2 haftasında yani doğuma 2 hafta kaldığında, ineğe verilen kesif yem miktarı, 100 kg canlı ağırlığındaki bir ineğe 750 gram oranını geçmeyecek şekilde kesif yem verilmelidir. Örneğin, 600 kg canlı ağırlığındaki ineğe 4,500 gramdan fazla verilmemelidir. Doğumu takip eden dakikalarda kalsiyum-fosfor dengesini sağlamak için, bu dengeyi sağlayan ve subklinik veya klinik hipokalsemiyi önleyen D3 vitaminini, doğumu 2-7 gün kala enjeksiyon olarak uygulanması yararlı olacaktır. İneklerde Doğum Sonrası Sonun Atılamaması **Doğumdan sonra ortaya çıkabilecek yaygın problemlerden bir başkası da Sonun atılamamasıdır. Dolayısıyla bu problemle beraber, ineğin tekrar gebe kalmanın gecikmesine, süt veriminin azalmasına, rahimin tekrar eski halini alması gecikir, kısırlığa, rahim iltihabına sebep olarak ciddi ekonomik kayıplara neden olur. **Sonun atılamamasının nedenlerini, Bruselloz, BVD, IBR, Leptospirosis gibi enfeksiyöz hastalıklar, vitamin – mineral eksiklikleri olarak sayılabilir. İyot ve A vitamini eksikliği, selenyum, Kalsiyum/Fosfor dengesizliği olan sürülerde sonun atılamaması olaylarının daha da arttığı gözlenmiştir. **Doğuma yakın dönemde ineğin çok fazla miktarda kilo alması, plasenta bağlantısını yeterince olgunlaşamaması yani erken doğum olayları yaşanması ve mısır silajı tüketimi gibi etkenler sonun atılamamasına sebep olabilir. Alınması Öngörülen Önlemler **Kuru dönem süresinin en az 45 gün olması, ineğe günlük hareket imkanının verilmesi, vitamin A, D, E ve selenyum enjeksiyonları ya da bunları içeren yem katkıları, enfeksiyöz hastalıklara karşı aşılamada önlem olarak düşünülebilir. Doğum yapacak olan bölümün kuru, temiz, rahat ve geniş olması, ortamın iyi havalandırılması, aşırı sıcak, nemli ve kalabalık olmayan barınaklar gibi hususlar sonun atılamaması konusunda gerekli önlemlerin başında gelir. **Kalsiyum/fosfor dengesi için doğumdan önceki bir hafta içerisinde D3 vitamini uygulaması ve doğumu takip eden en kısa sürede enjeksiyon ya da ağız yoluyla kalsiyum verilmesi koruyucu hekimlik yönünden başarı ve katkı sağlayacaktır. Döl Tutmama **Döl tutmama sebeplerini, kuru dönemde ineklerin çok yağlandırılması, doğum öncesi aşırı şişmanlatılması ve doğum sonrası hızlı zayıflama gösterilmesi sonucu sonunu atamama, rahimin iltihaplanması, ovariyumda kistler oluşması gibi problemler gösterilebilir ve bu problemler döl tutmamaya daha yatkın olurlar. Ayrıca, karın şişmesi olayları, selüloz takviyesinin azlığı, Asidozis’in ortaya çıkması, kaba ve konsantre yem oranındaki dengesizliklerden, kaba yemde taze baklagillerin çok olmasından kaynaklanır. Laminitis **Laminitis problemi, kaba yem ile konsantre yem oranının dengesizliği sonucunda ortaya çıkan topallık ile kendini gösteren bir problemdir. İnekte zamanla verim düşüklüğü ortaya çıkar ve ayakta duramaz, durmakta rahatsızlık çeker. İşkembede biriken ve oluşan aşırı miktarda Histaminin kan dolaşımıyla ayaklara gitmesi sonucu meydana gelir. **Kaba yem-kesif yem orandaki dengesizlikten dolayı Asidoza neden olup inekte ayak problemleri ortaya çıkacaktır. Asidozla beraber süt yağı oranında da düşme olabilir. Ayrıca, çok ince kıyılmış kaba yemler, sütteki yağ oranının düşmesine sebep olabilir. Böyle durumlarda hayvan başına yemine, 70 gram Sondum Bikarbonat ile 130 gram soda ilave edilmesi yararlı olacaktır. Özellikle süt hayvanların doğumdan sonraki ilk 100 günde uygulanmalıdır. Besi hayvanlarında özellikle besi son dönemlerinde aşırı kesif yem ile beslendiklerinden dolayı ayak hastalıkları ve topallıklar oluşmasını önlemek ve işkembenin Ph’ını dengelemek için hayvan başı günde 50 gram MgOmagnezyum oksit ve 120 gram soda yemin için konularak verilebilir. Oranın yarısı sabah diğer yarısı da akşam verilebilir. **Kuru dönem iç ve dış parazit mücadelesi için en uygun dönemdir. Hayvanların yemine katılarak ya da enjeksiyon tarzında A, D, E vitaminleri ile kuru dönemdeki inekleri desteklemek gerekir. Kuru dönemin son 3 haftasında yani doğumdan 3 hafta önce uygulanan Selenyum ve E vitamini enjeksiyonları ya da bunların yeme ilave edilmesi, sonun atılamaması olaylarını önler. Kurudaki ineklere kuru, temiz ve rahat bir ortamda oluşturulmalı, rahat hareket edebilmeleri sağlanmalıdır. Aşırı sıcaklıkların olması durumunda serinletme gibi önemli tedbirler mutlaka alınmalıdır. Sütün Yağ Oranı Düşmesinin Nedenleri Kaba yem-Kesif yem oranındaki dengesizlikler, Asidoz İştahsızlık Ayak problemleri Çok ince kıyılmış kaba yemler. Gebe İneklerin Doğum Belirtileri **Gebe ineklerin en önemli doğum belirtisi iştah azalmasıdır. **Yatıp kalkmamasının artması, **Sancının artması, **Vulva büyür, **İnleme görülür, **Meme büyümeye ve şişmeye başlar, **Doğuma birkaç gün kala sağrı kaslarında gevşeme olur ve sağrı kaslarında çökme olur. **İneklerde normal olarak gebelik süresi 270-280 gün sürer. 3 veya 5 gün erken ya da geç doğum olabilir. Doğum bölmesi, ineğin rahat edebileceği ve bol altlıklı bir yer olmalıdır. Doğum bölgesi büyük olması, inek kendini daha rahat hisseder ve ineğin daha rahat doğum yapmasını sağlar. Doğum bölmesinde biriken gübre atılmalı, ıslanan altlıklar ise sık sık değiştirilerek bölmenin kuru ve temiz olması sağlanmalıdır. **Doğuma müdahalede acele edilmemelidir. İlk defa doğum yapacak düvelerde doğum süresi biraz daha uzundur. Düveler 2-4 saat sancı ve ıkınma olur. 1-2 saatte yavrunun gelmesi için beklenilir. İneklerde ise sancı ve ıkınma 1-3 saat kadar sürer. Yavrunun gelmesi de 1-2 saati bulur ve inek bu sürece çaba sarf eder. İneklerde Doğum Sonrası İştahsızlık **Doğumdan sonra 1-2 saat, en geç ise 24 saat içerisine yavru zarları denildiği “eşi” düşmeye başlaması lazım. Yavru zarları düşürmediğinde veteriner hekim tarafından müdahale edilerek yavru zarları alınmalıdır. Dolayısıyla yavru zarları alınmadığında inekte önce iştahsızlık görülmeye başlar, sonrasında ise yavru zarları çürümeye başlayarak, emilir ve emilmesi sonucunda da zehirlenme belirtileri görülür. Bu durum hayvanın ölümüne de yol açabilir. Ayrıca süt veriminde azalmalar, tekrar gebe kalmanın gecikmesi gibi büyük ekonomik kayıplara neden olur. **Doğuma son 1 hafta kala, ineğin kendini doğum yapma hazırlaması, doğum için ineğin ayrı bölmeye alınmasından sonra ortaya çıkan stres, ayak ve tırnak problemleri, süt humması ve üreme sistemi hastalıkları gibi problemlerde iştahsızlığın başlıca nedenleri olarak bilinmektedir.
inek doğum sancısı kaç saat sürer