XjgS. Sivilcelerden bıktınız mı? Sivilceler hakkında doğru ve yanlış bildiklerimiz neler? Kurtulmak için neler yapmalıyız? Sivilce tedavisindeki gelişmeler neler? Tüm bunlara doğru yanıtları alabilmek ve doğru bildiğimiz yanlışları düzeltmek için akne konusunda yoğun deneyimleri olan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Pelin Koçyiğit ile akne konusunu enine boyuna konuştuk. Sivilce akne neden oluşuyor? Sivilce oluşmasının yaşı var mı? İnsanlarda erkeklik hormonu ergenlik döneminde artarak, yağ bezlerini uyarır ve hem büyümelerine hem de salgılarında artışa neden olur. Bu hormonlardan etkilenen yağ bezlerinin sık olduğu yüz, sırt ve göğüs gibi alanlarda akne daha sık görülür. Yağ bezleri, kıl-yağ bezi birimi denilen ünitelerin dışa açılan kanallarına salgılarını boşaltırlar ve bu kanal aracılığıyla sebum denilen yağ salgısı deriye ulaşır. Bu kanalda çeşitli nedenlerle tıkanıklık oluşması durumunda üretilen salgı kanal içinde birikmeye başlar. Bu biriken materyal yüzeydeki bazı bakteriler için çok uygun bir çoğalma ortamı oluşturur. Bu bakterilerin salgıladıkları bazı maddeler o bölgede iltihabi reaksiyonu uyarır. Tüm bu olaylar tablonun şiddetine göre sivilce bulgularının ortaya çıkmasına neden olur. Ancak şunu özellikle vurgulamak isterim ki akne oluşumunda ve şiddetinde temel belirleyici faktör genetik özelliklerdir. Bu genetik özelliklerle belirlenen deri yapısı ve hormonal faktörler bir arada akne tablosunun gelişmesine katkıda bulunurlar. Şunu belirtmek gerekir ki akne sadece ergenlik döneminin gelip geçici normal bir özelliği değildir. Dolayısıyla kendi kendine geçmesini beklemeden ki bu çoğunlukla iz bırakarak olur! Mutlaka doğru bir şekilde tedavi edilmesi gerekir. Sivilcelerin oluşmasında cilt tipi ve temizliğinin etkisi oluyor mu? Akne deri yüzeyindeki kir veya mikrobik durumdan kaynaklanmaz. Derideki siyah noktalar kıl yağ bezi birimi kanallarının deriye açıldığı noktada oluşan tıkanıklıkların yüzeyden görülen halidir, dolayısıyla kirle alakası yoktur. Akneyi tedavi etmek amacıyla aşırı ve sert temizlemelere ihtiyaç yoktur. Hatta aşırı temizleme deride tahrişe neden olarak akne lezyonlarının alevlenmesine bile neden olabilir. Ayrıca akneler kesinlikle sıkılmamalı ve oynanmamalıdır. Aknelerin sıkılması ve tahriş edilmesi akne sonrası iz kalma riskini artırır. Vakum gibi mekanik yöntemlerle cilt temizliği akneyi iyileştirebilir mi? Akne oluşumunun kompleks bir mekanizması var. Derideki hücre döngüsünden hormonal uyarımlara ve bakterilere kadar pek çok faktör akne oluşumunda rol alıyor. Dolayısıyla vakumlama gibi mekanik bir yöntem veya mekanik cilt temizleme işlemleri akneyi iyileştiremez. Hatta deriyi tahriş edecek uygulamalar akneyi şiddetlendirebilir. Ne yazık ki bazı hastalarımızda bu tür uygulamalarla vakit kaybedilmekte, medikal tedavi planları gecikmekte ve iz kalma riskleri de artmaktadır. Beslenmeyle sivilce oluşumunun bağlantısı var mı? Özellikle çerez, cips gibi ürünlerin tüketilmesinin sivilcelere neden oluyor mu? Akne gelişiminin temel olarak gıdalarla ilişkisi bulunmamaktadır. Sadece insülin direnci varlığı gibi özel durumlarda süt ürünleri, aşırı yağlı, şekerli gıdalar gibi glisemik indeksi yüksek gıdaların tüketilmesi dolaylı yollardan hormonal mekanizmalar üzerine etki göstererek geçici alevlenmelere neden olabilir. Ama bu durum belirttiğim gibi özel yatkınlık durumu olan kişilerde geçerlidir. Genel anlamda konuşursak özel bir diyet yapılmasının akneyi iyileştirici etkisi yoktur. Diğer bir deyişle klasik akne tedavisinde herhangi bir diyet programı bulunmamaktadır. Özellikle belli gıdalarla akne tetiklenmesi tarif eden hastalarımıza insülin direnci açısından değerlendirme yaptırmalarını ve tetiklenme tarifledikleri yiyeceklerden uzak durmalarını öneriyoruz. Kozmetik ürünlerin içindeki maddeler çok merak ediliyor. Bu ürünler sivilce oluşmasına neden olur mu? Akneyi tedavi etmeden sadece kapatmaya çalışmak sıklıkla yapılan bir hatadır. Kimi yanlış kozmetik seçimleri akne bulgularının daha da şiddetlenmesine de neden olabilir. Aknesi olan kişilere her türlü kozmetik ve bakım ürününü su bazlı olarak seçmelerini öneriyoruz. Üzerinde non-komedojenik siyah nokta oluşturmaz ibaresi bulunan ürünler daha güvenli kullanılabilir. Akne bulgularını gizlemek için kullanılacak kapatıcılar da mümkün olduğunca su bazlı ürünlerden seçilmeli, aşırı kapatıcı özellikte olmamalı, uzun süre kullanılmamalı ve kullanımı takiben çok iyi temizlenmelidir. Akne hastalarının büyük kısmı derideki yağlanmadan da şikayetçi olduklarından kurutucu özellikte temizleyiciler kullanırlar. Ayrıca akne tedavisinde kullanılan ilaçların çoğu da kurutucu özelliğe sahiptir. Ancak fazla kuruma da istediğimiz bir şey değil. Hatta akne bulgularının kötüleşmesine de neden olabilir. Mutlaka su bazlı nemlendiricilerle iyi bir nemlendirme düzenli olarak yapılmalıdır. Sivilcelerden kurtulmak için ne yapmalıyız? Aknenin kontrolü ve tedavisinde hekim hasta işbirliği çok önemlidir. Çünkü akne tedavisi sabır gerektiren uzun bir süreçtir. Ama iyi bir işbirliği ile yüz güldüren çok başarılı tedavi sonuçları almak kesinlikle mümkündür. Dermatoloji uzmanınızın uygulayacağı tedavi aknenizin tipi ve şiddetine göre değişir. Her şeyden önce doktorunuz derinizin durumunu, özelliklerini, aknenizin şiddetini ve altta yatabilecek sebepleri detaylıca değerlendirmelidir. Şunu özellikle vurgulamak istiyorum ki herkes için uygun olabilecek tek bir tedavi şekli yoktur! Herkese kendisine uygun tedavi planı adeta özel bir elbise diker gibi hazırlanmalıdır. Medikal akne tedavisi temel olarak iki aşamada planlanabilir; birincisi akneyi oluşturan durumun ve akne lezyonlarının ortadan kaldırılması, ikincisi ise akne izlerinin tedavisi. İki aşamalı bu tedavi sonrası cilt adeta hiç akne olmamış gibi bir görünüme kavuşabilir. Ancak bunun için erken dönemde ve etkili bir tedavi uygulamak şarttır. Soyucu krem kullanmak işe yarar mı? Soyucu özelliği de olan bazı kremler aslında sık kullandığımız tedavi ilaçlarıdır. Ancak burada soyucu krem ile neyi kastettiğimiz de önemli. Bizim soyucu olarak bahsettiğimiz kremler çoğunlukla retinoid veya salisilik asit gibi maddeler içeren medikal ürünlerdir. Bunlar kıl yağ bezi birimi kanalında oluşan tıkanıklığın açılması ve yeniden oluşmasının engellenmesine yardımcı olurlar. Siyah noktaların giderilmesini sağlayan temel ilaçlardır. Bu amaçla medyada da zaman zaman sözü geçen ve hastaların kendilerinin hazırlayıp kullanabileceği veya aktarlardan temin edebileceği söylenen bazı tarifler tam tersine tahriş ve hatta yanık ve lekelenmelere neden olabileceğinden bunlara itibar edilmemelidir. Bu tür yanlış uygulamalar sonrası oluşan cilt hasarlarını düzeltmek akneyi tedavi etmekten çok daha zor ve hatta bazen imkansız olmaktadır. Kimyasal peeling sivilce tedavisinde tercih ediliyor mu? Kimyasal peeling cilt yapısına zarar veriyor mu? Özellikle erken dönem akne tedavilerinden biri de kimyasal peeling uygulamalarıdır. Genellikle meyve asitleri kullanılarak yapılan kimyasal peelingler derinin üst tabakalarında yaptığı soyulma etkisi ile komedo dediğimiz siyah ve beyaz noktaların tedavisine yardımcı olur. Yine akne tedavisi bittikten sonra kalan yüzeyel izlerin giderilmesinde de kullanılan bir yöntemdir. Yapılan kimyasal peelingin derinliğine göre işlemden sonra 1-2 gün devam eden kızarıklık ve soyulma olabilir. Ancak genellikle günlük hayat etkilenmez. Antibiyotikli ilaçlar ne zaman kullanılmalıdır? Antibiyotikler akne oluşumunda rol alan bakterilerin ve iltihabi reaksiyonun kontrol altına alınmasında yardımcı olurlar. Ancak bunlar sadece belli evrelerde ve kısa süreli kullanılmalıdır. Kesinlikle uzun süre kullanımlarından kaçınılmalıdır. Ayrıca tek başlarına akne tedavisinde etkin olamayacakları için akne oluşumunun temeline etki edecek diğer ilaçlarla kombine olarak kullanılmaları gerekir. Seçilecek kombinasyon ise her hastaya özgü olacaktır. Sivilce ilaçlarının yan etkilerinin fazla olduğu bunun yerine başka seçeneklerin olup olmadığı merak ediliyor? Sivilce ilaçlarının ağır yan etkileri olduğu doğru bir bilgi değil aslında. Her ilacın olduğu gibi akne tedavisinde kullanılan ilaçların da bir takım yan etkileri olabilmekle birlikte bunların çoğu kontrol edilebilir ve geçici yan etkilerdir. Konunun uzmanı bir hekim eşliğinde kullanıldığında son derece güvenli bir şekilde kullanılabilirler. Zaten hekim kontrolü olmadan bu ilaçların kullanılması kesinlikle doğru değildir. İlacın kullanım dozu, kullanım süresi ve takibi tamamen hekim tarafından belirlenmelidir. Akne sonuçta patolojik bir olaydır ve tedavi edilmesi gerekir. Medikal ilaç dışında hiçbir şey etkili bir akne tedavisi sağlayamaz tam tersine aknenin şiddetlenmesine veya tedavide gecikme nedeniyle iz kalma riskinin artmasına neden olur. A vitamini türevi içeren ilaçların tedavide kullanırken yan etkilerinden korunmak için ne yapılmalı? A vitamin türevi olarak geliştirilmiş İsotretinoinin etken maddesini içeren ilaçlar özellikle şiddetli aknede en başarılı tedavi ajanlarıdır. Bu ilaçlar akne gelişiminde etkili olan tüm basamakları düzeltebilme özelliğine sahiptirler. Yine tedavi sonrası tekrar etme riskini en aza indirirler. Bunların hem krem hem de hap şekilleri mevcut olup aknenin şiddetine göre tercih edilirler. Sistemik yani ağızdan hap olarak alınan bu ilaçlar şiddetli aknenin vazgeçilmezidir. Mutlaka dermatolog kontrolünde kullanılması gerekir. Doz ve tedavi süresi hastadaki akne şiddetine ve hastanın ihtiyacına göre belirlenir ve hekim kontrolünde kullanıldığında son derece güvenli bir ilaçtır. Bu tür ilaçların en sık karşılaşılan yan etkisi deride ve özellikle dudaklarda kuruluktur. Ama uygun doz ayarlamaları ve nemlendirici tedavilerle hastalar bunu rahatlıkla tolere edilebilmektedirler. Laboratuar testlerinden karaciğer fonksiyonlarında ve özellikle trigliserid denilen kolesterol tipinde bir miktar yükselme görülebilir. Belli aralıklarla yapılacak kan tahlilleri bu yükselmelerin takibinin güvenli bir şekilde yapılması için yeterlidir. Bu tedaviyi almakta olan hastalar tetrasiklin grubu antibiyotikler ve A vitamini içeren takviye ilaçları almamalıdırlar. Bu tür ilaçların kullanımı ile ilgili en önemli nokta aslında gebelik durumudur. Bu ilaç gebelik döneminde kesinlikle kullanılamaz. Gebelik durumunda kullanıldığında bebekte ciddi organ gelişim sorunlarına neden olacağından ilaç kullanımı sırasında gebelikten sıkı bir şekilde korunulmalıdır. Ancak ilaç kesinlikle kısırlık nedeni değildir. Sivilcelerden kurtulduktan sonra lekeler için ne yapılıyor? Akneler kadar akneler geçtikten sonra ciltte bıraktığı izler de hastaları mutsuz ediyor ve psikolojilerini olumsuz etkiliyor. Akne sonrası kalan izler kişinin cilt yapısı, genetik yatkınlığı ve sivilcenin şiddeti ile doğrudan ilişkilidir. Aslında en iyi iz tedavisi iz oluşumunun önlenmesidir! İzler deri yüzeyinde açık veya koyu lekeler şeklinde olabileceği gibi akne skarı dediğimiz deriden çökük izler şeklinde de olabilir. Özellikle erken evrede lekeler bazı leke kremleri ve iyi bir güneşten korunmayla tamamen ve kısa sürede ortadan kalkabilirken, skar dediğimiz izlerin tedavisi zordur ve sabır gerektirir. Hatta tam olarak yok olmayabilirler. O nedenle akneli kişilerde mümkün olan en erken dönemde en dinamik şekilde tedavi verilerek skar oluşumunu baştan engellemek en mantıklı yaklaşımdır. Yüzeyel akne izlerinde soyucu kremler ve peeling uygulamaları etkin olabilir. Daha derin izlerde derin peelingler, dermabrazyon, PRP uygulamaları, dermaroller, lazer uygulamaları ve bazı cerrahi tekniklerle skar düzeltmeleri yapılabilir. İzlerin derinliği arttıkça tedavi başarısı o oranda azalmaktadır. Yüzeyel ve yeni oluşmuş izlerde başarı oranı çok daha yüksektir. Ancak unutmamak gerekir ki her tedavi planı yine kişiye özgü yapılır. Gerektiğinde birden fazla metotla kombine tedavi yapmak gerekir. İz tedavisinde de hiçbir tedavi tek başına tüm hastalar için uygun olamaz. O nedenle mutlaka profesyonel bir değerlendirme yapılmalı ve ardından tedavi planlanmalıdır. Ergenlik dönemi sonrası akne çıkışı normal midir? Akneler ergenlik sonrası dönemde de ortaya çıkabilir. Özellikle orta yaş kadın hastalarda bu durum daha sık görülür ve genellikle hormonal uyarımla ilişkilidir. Bu kişilerde polikistik over hastalığı veya uyarı oluşturabilecek diğer hormonal düzensizlikler mutlaka araştırılmalıdır. Akne tedavisi ile polikistik over hastalığının nasıl bir ilişkisi var? Polikistik over hastalığında akne oluşumunda etkili olan androjenik hormonlar baskın hale gelmektedir. Dolayısıyla özellikle şiddetli, uzamış ve tedavilere direnç gösteren inatçı akne tablolarına neden olmaktadır. Polikistik overli kişilerde adet düzensizliği, saç dökülmesi, çene altında, göbek çevresinde kıllanma gibi ek bulgular da sık görülmektedir. Dolayısıyla bu olguların ayrı bir şekilde değerlendirilmesi ve gerekirse bu hormonal dengeyi düzenleyecek tedavilerin de planlanması gerekir.
Kadınlarda adet döngüsünden daha erken veya daha geç ortaya çıkan adet kanaması adet düzensizliği olarak adlandırılmaktadır. Bir kadının adet döneminin düzenli olabilmesi için hipofiz, yumurtalık ve rahim bir uyum içinde olmalıdır. Adet döneminin ilk görüldüğü dönemlerde düzensizlik yaşanması son derece normaldir. Adet kanaması 2-3 yıl içinde kendiliğinden bir düzene girer. Kadınlarda normal adet döngüsü 21-35 gün arasında olur. Adet düzensizliği nedenleri genel olarak şöyle sıralanabilir;Hormonal nedenlerPolikistik over sendromu yaşanmasıFizyolojik SebeplerTiroit bezi rahatsızlıklarıDiyabet hastalığıGebelik komplikasyonlarıYumurtalık kisti oluşumuRahim hastalıklarıAdet düzenini etkileyen bozukluklar nelerdir?Beslenme düzeninin adet döngüsüne etkisi nasıl olur? Adet düzensizliği nedenleri genel olarak şöyle sıralanabilir; Hormonal nedenler Bir kadının adet düzeninin olması için birden fazla hormonun sağlıklı bir şekilde salgılanması ve bir denge içinde olması önemlidir. Östrojen ve progesteron isimli hormonlar adet döngüsü konusunda belirleyici hormonlardır. Anovulasyon adet düzensizliği şikayetlerinin en yaygın nedenlerinden biridir. Kadınlarda yumurtlama olmadığında progesteron eksikliği gelişebilir ve bu durum östrojen hormonu etkisini arttırarak kanama şikayetleri oluşturabilir. Polikistik over sendromu yaşanması Adet düzensizliklerinde en yaygın nedenlerden biri de polikistik over sendromu olmaktadır. Kadınlarda erken dönemlerde adet düzensizliği görülmesi, gebe kalmada zorlanma, sivilce sorunları ortaya çıkabilir. Uzun dönemlerde ise kilo sebepli tansiyon, kolesterol sebepli kalp sorunları, diyabet, rahim çeperinde kalınlaşmaya bağlı rahim kanseri gibi durumlar ortaya çıkarabilir. Fizyolojik Sebepler Adet düzensizliğinin ana sebepleri arasında yaşanan fizyolojik durumlar yer almaktadır. Stresli bir yaşam, aşırı kilo alımı, ani kilo kaybı, beslenme tarzı değişiklikleri, iklim ve çevrenin değişmesi, ağır egzersiz programı, kronik hastalıklar ve bazı ilaçlar adet düzensizliklerine yol açabilecek fizyolojik sebepler arasında yer alır. Genellikle kadınların kan inceltici ilaçlar kullanması adet düzensizliğine yol açabilir. Tiroit bezi rahatsızlıkları Kadınlarda tiroit hormonunun yetersiz oranda salgılanması durumunda ya da aşırı salgılanması durumunda adet düzensizliği yaşanabilir. Prolaktin hormonu hipofiz bezi üzerinden salgılanır ve adet düzeni üzerinde ciddi bir etkisi vardır. Bu hormonun seviyesinin artması durumunda hipofiz bezinde adenfdsom oluşur ve bu durum adet düzensizliği oluşturduğu gibi kanama miktarının da azalmasına yol açar. Diyabet hastalığı Kadınlarda diyabet hastalığı da düzensiz adet nedenleri arasında yer alır. Ayrıca diyabet hastalığını ortaya çıkaran nedenler e adet düzensizliği oluşmasına yol açabilir. Kilo sorunu olan hastalarda adet düzensizliği çok olasıdır. Genç yaştaki kadınlarda kilo ne kadar yüksek olursa adet kanaması düzensizliği olasılığı da o oranda yükselir. Gebelik komplikasyonları Adet düzensizliği nedenleri arasında gebelik komplikasyonları da vardır. adet döngüsünde düzensizlik olan kadınlarda fark edilemeyecek düşük durumları da oluşabilir. Adet kanamasının gecikmesine bağlı kasık ağrısı şikayetleri yanında lekelenme ve fazla kanama olursa dış gebelikten de şüphelenilebilir. Yumurtalık kisti oluşumu Kadınlarda yumurtalık kist üretimi gerçekleştirebilir. Doğurganlık çağına gelen her kadında oluşan kistler farklı bir etki yaratabilir. Genellikle yumurtalık kisti oluşumu adet düzensizliğine yol açmaktadır. Yumurtalık bölgesinde ortaya çıkan kistler adet döngüsü nedenleri arasında olan hormon dengesizliğini de tetikler. Bu durumda adet gecikmesi, iki adet dönemi arasında ara kanama şikayetleri ve adetin kesilmesi gibi durumlara yol açabilir. Rahim hastalıkları Rahim de adet düzensizliği yaşanmasında önemli nedenler barındırabilir. Kadınlarda rahim duvarında ortaya çıkan miyom oluşumları aşırı kanama ve adet düzensizliğine yol açabilir. Adet kanaması düzensizliği demir eksikliği anemisi ve halsizlik gibi şikayetler oluşabilir. Ayrıca rahim ağzı kanseri, rahim kanseri ve yumurtalık kanseri de adet düzensizliği yaşanmasına yol açabilir. Doğum kontrol haplarının düzensiz bir şekilde kullanılması da adet düzensizliği nedenleri arasında yer alabilir. Adet düzensizliği nedenleri kişiye göre değişebilir ve belirtileri de farklı şekillerde gözlemlenebilir. Okumak isterseniz Aşırı Adet Kanaması Nedenleri Adet düzenini etkileyen bozukluklar nelerdir? Kadınlarda adet düzenini etkileyen belli başlı faktörler bulunmaktadır. Adet düzenini etkileyen bozukluklar genel olarak şöyledir; Hipermenore Adet kanaması sırasında kan miktarının olması gerekenden daha fazla olmasıdır. Bu durum adet kanama düzenini etkileyen bir durumdur. Hipomenore Adet kanaması sırasında kan miktarının olması gerekenden daha az olması durumudur. Kanın azlığı da adet düzensizliğini tetikleyen bir durumdur. Menometroraji Adetin düzensiz aralıklarla yaşanması ve adet miktarının çok fazla olmasıdır. Bu durumda hem adet düzensizliği hem de adet fazlalığı fazla oranda olur. Menoraji Adet süresinin olması gerekenden daha uzun sürmesidir. Adet kanaması normalde 2-7 gün arasında normal kabul edilmektedir. Menoraji durumunda bu süre daha uzun olur. Metroraji Adet kanamasının düzensiz bir şekilde oluşmasıdır. Bir kanama 25 günde meydana gelirken diğeri daha farklı bir aralıkta ortaya çıkabilir. Adet düzensizliğini büyük oranda etkileyen bir durumdur. Oligomenore Kadınlarda adet döngüsü 21-35 gün arasında normal aralık olarak kabul edilmektedir. Bu durum sürenin 35 günün üzerine çıkması durumudur. Oligomenore aynı zamanda seyrek adet görme olarak nitelendirilmektedir. Polimenore Kadınlarda adet döngüsünün 21-35 gün arasında normal olmasına karşın 21 günden daha az sürede adetin tekrarlanması durumudur. Polimenore sık adet görme olarak da nitelendirilen bir durumdur. Polimenore ve oligomenore adet düzensizliğine çok önemli etkisi olan durumlardır. Adet Kanaması Kaç Gün Sürer? Beslenme düzeninin adet döngüsüne etkisi nasıl olur? Yaşam tarzı ve beslenme düzeni adet döngüsü üzerinde çok etkilidir. Bu yüzden kadınlarda yeterli ve dengeli beslenme önemlidir. Yetersiz ve dengesiz bir beslenme alışkanlığı olması adet düzensizliğine yol açabilir. Ayrıca çok ağır fiziksel aktivitelerden kaçınarak daha düzenli bir adet döngüsüne sahip olunabilir. 31 Ocak 1966 tarihinde, İstanbul Süleymaniye’de dünyaya geldi. 1984 yılında 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitimine başlayan Duman, eğitiminin 2. yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne nakil yaptırdı ve 1990 yılında aynı okuldan mezun oldu.
Biotin > Biotinler > Yan Etkileri 18 Ağustos 2016 İnsanlar haklı olarak bir ilaç alacaklarında etkileri yanı sıra yan etkileriyle de ilgilenirler. Biotin biyotin, H vitamini veya B7 vitamini de denmektedir. bir tür vitamindir. B grubundadır. B grubu vitaminler suda çözünen vitaminlerdir ve fazla alındığında idrarla atılırlar yani vücutta birikmezler, depolanmazlar bu sayede yan etki oluşturmazlar. Biotin Yan Etkileri Yukarıda bahsedildiği gibi sorun yaşanmaz bunu en iyi şu iki örnekle izah edebiliriz. Piyasada biyotin tabletleri mcg mg içermektedir, duruma göre günlük tek tablet yeterlidir. Oysa bebeklerde görülen biotidinaz eksikliği durumunda erişkinlerin günlük tek tablet olarak aldığı 10 mg lık tabletlerden on tane yani 100 mg a kadar yüksek dozlarda verilebilmektedir. Diğer bir örnekse şeker hastalığında diabetes mellitıus kullanımıdır. Şeker hastalığına bağlı olarak kalp, damar, göz, böbrek gibi organlarda yaşanabilecek sorunların önüne geçebilmek için günlük 10 mg kullanılır. Uzun yıllar bu dozda kullanılmasına rağmen sorun yaşanmaz. Bu iki örnek güvenli olduğu konusunda yeterli bilgi vermektedir. Biotin Vücut Kıllarını Artırır mı? Bu soru kullanıcılar arasında en sık sorulan sorudur gerçektende çok akla takılmaktadır. B7 vitamini vücut kıllarını artırmaz. İyi de saç kalitesi düşene verilen ilaç neden vücut kıllarını artırmaz ki diyebilirsiniz. Bunu şu şekilde izah edebiliriz. Parklardaki, yeşil alanlardaki, futbol sahalarındaki çimler zaman içinde kalite kaybeder, bunun sebebi toprağın içeriğinin zayıflaması veya çimlerin yaşlanması olabilir. Bu çimlere suni gübre verildiğinde ilk günlerdeki kalitesine yani eski kaliteli haline döner burada yapılan saç için biyotin vermeye benzer. Ancak çimlere ne kadar suni gübre verilirse verilsin çim olarak kalmaz yani kalitesi eskisini geçip te kavak haline dönüşemez. Yani kalite kaybetmiş kılın kalitesini artırır ama doğal halinden daha fazla kalınlaşmasına neden olmaz. Biotin Tırnak Uzatır mı? Buraya kadar daha çok kıl üzerine yazdır bir de yine kıl yapısında olan tırnaklar var. Her ikisi de keratin yapısında olduğu için tırnaklar da olumlu etkilenir. Tırnakların kalınlığı artar, daha hızlı uzar, kırılmaz, beyaz çizgilenmeler varsa kaybolur, yumuşaklığı azalıp sertleşir. Biotin Ne Kadar Kullanılır? Kullanım süresi soruna göre değişir Biotidinaz eksikliği; ömür boyu kullanılması gerekir. Saç dökülmesi; Diğer tedavilere ek olarak onlara devam edildiği sürece Saç ekimi; şok dökülmeyi azaltmak ve erken geri çıkış için üç-altı ay Tırnak yumuşaması; 6 ay Dikkat edildiğinde en az süre 3 aydır çünkü saçın kalite değişimi en az 3 ayda ortaya çıkar. Bu sebeple biyotin tablet alırken 100 tablet içeren markalar tercih edilmelirdir
Sivilce ilaçlarının isimlerini sıralayalım önce; AkneTrent, Roaccutane, Zoretanin, İsotrexin… İsimleri farklı evet ama yan etkileri neredeyse birbirleriyle aynı… Bu ilaçların en büyük etkilerini sıralamak gerekirse en büyük etkisi sivilceleri yok ediyor. Başka etkisi yok mu ? Tabi ki var. Karaciğeri mahveder. Yetmez daha var. Yüzü kurutur tabi yüzün içinde ne var ne yoksa yani dudakları yani gözleri kurutur. Bunlar genel olarak tabi birde bunların ince ayrıntıları var hadi onlarada bakalım… Unutkan bir insan mısınız ? yada değil misiniz ? hiç önemi yok ilaçları ve kullanacağınız saatleri hergün kontrol edin ee sonuçta basit bir tedavi gibi görünsede 6 ay boyunca kullanacaksınız… Gün gelecek bıkacaksınız ama tedaviden fayda görmek istiyorsanız devam etmek zorunda kalacaksınız. Evet bu ilacın diğer etkilerinden biride yüzü kurutmasıydı. Yüzü kurutmakla kalmıyor gözleride kurutuyor. Günlük hayatınızda tv izliyorsunuz kitap okuyorsunuz hatta şuan bu yazıyı okurken bile göz kapaklarınınzı kaç dakikadır kapatmadığınızın farkında mısınız ?? Göz kapaklarını neden kapatırız gözleri nemlendirmek için bir nevi gözlerin kurumasını önlemek için. Ama bu ilacı kullanınca göz kapaklarınızı kapatmanıza gerek kalmayacak çünkü göz kapaklarınızda kuruyacak. Size bir tavsiye doktorunuzdan reçetenize göz damlası yazmasını rica edin… Dudaklarınız kuruyacak hemde nasıl kurumak aman aman. Size bir tavsiye daha sakın dudaklarınızın kuruyan derisini yüzmeyin. Çünkü çok kötü yanıyor. Yüzmek yerine dudak nemlendirici kullanın işe yarar. Fiyatıda uygundur 10-15 lira gibi bişey. Yüzünüz iyileşme sırasında kuruyacak kuruduğundan mimiklerinizi çalıştırmasanız bile yine hissedeceksiniz bu gerginliği. Bir tavsiyede buradan. Nemlendirici kullanın yoksa çok kötü bir iyileşme dönemi geçirirsiniz. Kan tahliliniz mutlaka olsun. Karaciğer enzim değerlerinize bakılacak. Allah korusun yanlış bir kullanımda çok büyük hastalıklara neden olabilir. Buna çok dikkat edin. Hamileyken yada hamilelik riskiniz varsa kesinlikle kullanmayın çocuklarınız sakat doğar. Mazallah Tedavinizin ilk günlerinde gözlerinizin ve dudaklarınızın altında şişlik olacak. Buralarla hiç oynamayın. 4 gün içerisinde geçmezse doktorunuza başvurun. Bir tavsiye daha bu ilaç tavsiyesine sonbaharda başlayın çünkü güneşe çıktığınızda ilaç yüzünüzü zaten kurutuyor, birde güneş kurutur tedavi döneminde kıpkırmızı bir yüzle ortalıkda gezersiniz. Aman ben bunu kullandım bana yan etki yaptı arkadaşım bunu kullandı yan etki yapmadı diye sakın sakın ilaç değiştirmeye kalkmayın çünkü bu çok tehlikeli bir hal alabilir. Ayrıca herkesin bünyesi farklıdır. O kişinin aldığı ilacı bünyesi kaldırabilir ama senin kaldırmayabilir. Canım senin hiç kaldırmaz! Evet geldik en önemlisine doktorumuz. Doktorumuz bizi yanlış bilgilendirirse yada yanlış dozla başlatırsa bilgisiz davranırsa yada sizin şikayetlerinizi önemsemezse yandınız ki ne yandınız. O 6 ay size ölüm gibi gelir. İlaçları kullanırken çok dikkat edin dozunu doktorun tavsiyelerine göre kullanın. Kafanıza göre dozu yükseltmeyin büyük tehlike geçirebilirsiniz. Aman dikkat. Canım sen kendini çok iyi koru ne olur ne olmaz. Karımın hastalığını hiç çekemem 🙂
Sivilce veya tıbbi adıyla akne, en sık görülen cilt rahatsızlıklarından biridir ve ergenlik çağında insanların hemen tümü hafif veya ağır şekliyle bu sorunu mutlaka yaşamıştır. Bu yazıda sivilcelerin genel özelliklerine değil, sivilcelerin hangi durumlarda jinekolojik bir hastalığa işaret edebileceği konusuna değinilecektir. Sivilceler Nasıl Oluşur? Sivilceler cildin yağ bezlerinin bir hastalığıdır. Yağ bezlerinin cilde açılan kanalları tıkandığında sivilce denilen oluşumlar ortaya çıkar. Sivilceler en sık yüzde, alında, sırtta, göğüste ve omuzlarda oluşurlar. Estetik görünümün geçici olarak bozulmasına neden olabilecekleri gibi, şiddetli olan lezyonlar nedbeleşerek iyileştiklerinde kalıcı izler de bırakabilirler. Yağ bezleri normalde sebum adı verilen bir madde salgılarlar. Bu salgı bildiğimiz yağ özelliklerini taşır ve amacı cildi korumaktır. Yağ bezlerinin önemli kısmı vücutta kıl köklerinin foliküllerin iniçinde yer alırlar ve salgı bu kıl kökünün yüzeyine olur. Herhangi bir nedenle sebum "yağ", bu kıl kökünün bulunduğu bölgeden dışarı açılamadığında bu bölgede birikir ve sivilce ortaya çıkar. Kıl kökü tıkandığında içeride biriken bu sebum ve kıl kökü yenilenmesiyle normalde dışarı atılması gereken ölü hücreler atılamadığından içeride birikirler ve bakteriler için çok uygun bir besiyeri oluştururlar. Başta Propionibacterium Acne adı verilen bakteri olmak üzere çeşitli bakteriler tıkanmış folikül içinde çoğalmaya başlarlar. Bakterilerin çoğalırken salgıladıkları maddeler bölgede ödem, kızarıklık ve ağrı gibi iltihabi belirtilere yol açarlar. Belli bir aşamadan sonra kıl kökü içindeki basınç çok artar ve sivilce içeriği patlayarak cilde boşalır. Sivilce oluşumunu açıklamak için çok çeşitli teoriler ortaya atılmıştır. Bunlardan en çok kabul göreni kanda "erkeklik hormonlarının" artması ve bu artışa bağlı olarak kıl kökünün içinde bulunan sebum salgısının ileri derecede artmasıdır. Özellikle ergenlik çağının başlarından itibaren hem kız hem de erkek çocuklarda büyüme ve gelişmeyi sağlamak amacıyla testosteron hormonu ve diğer erkeklik hormonları artar ve bu artış duyarlı kişilerde sivilce oluşumuyla sonuçlanır. Sivilce oluşumu kalıtımsal özelliklerden çok fazla etkilendiğinden özellikle anne ve babasında ergenlik çağında sivilce öyküsü olan kız ve erkekler bu problemle daha sık karşılaşırlar. Kalıtım muhtemelen sebum salgılayan hücrelerin erkeklik hormonlarına duyarlılığını etkilemektedir. Ergenlik çağındaki kızlarda ve kadınlarda adet kanamasından 2-7 gün önce değişen hormonal ortam nedeniyle sivilcelerde artış gözlenir. Gebelik, doğum kontrol hapına başlama veya bırakma, ağır ruhsal veya fiziksel stres de hormon düzenini etkileyerek sivilcelerin artmasına veya daha önceden hiç sivilce sorunu yaşamayanlarda yeni sivilce oluşumuna neden olabilir. Cildi "kirli" olanlarda ve bazı gıdaları alanlarda sivilcelerin daha çok görüldüğü doğru değildir. Sıklıkla ergenlik döneminde ortaya çıkmaya başlayan sivilceler genellikle 30 yaşından sonra azalma eğilimi gösterse de, 40-50 yaşlarına kadar sivilce sorunu yaşayan insanlar da vardır. Jinekolojik Açıdan Sivilceler Sivilcelerin oluşumunda kanda erkeklik hormonu seviyesi artışının önemli nedenlerden biri olduğu belirtilmişti. Kadınlarda bu hormonun artmasına neden olan jinekolojik sorunlar sivilce oluşumuna neden olabilmektedirler. Jinekolojide bu durumun en sık yaşanmasına neden olan hastalık polikistik overdir. Kronik yumurtlama bozukluğuyla seyreden bu hastalıkta adet görememe, seyrek adet görme, şişmanlama, gebe kalamama, tüylenme gibi belirtiler olabilir. Sivilcelerin tedavisi genellikle bir cildiye uzmanı tarafından yapılır. Ancak özellikle yukarıda sayılan belirtilerin varlığında cildiye uzmanı değerlendirmesine ek olarak bir Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı değerlendirmesi de gereklidir. Yukarıdaki belirtiler dışında, ergenlik döneminde hiç sivilce olmamış veya hafif olmuş olmasına rağmen ergenlik döneminden sonra sivilce problemiyle karşılaşan kadınların da bir Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı değerlendirmesinden geçmeleri önerilmektedir. Cildiye uzmanı tarafından izotretinoin içerikli ilaç tedavisi Roaccutane verilen kadınların gebelikten korunmaları gerektiği unutulmamalıdır. Sivilce tedavisinde en güçlü ilaçlardan biri olan izotretinoin, bilinen en güçlü teratojen bebekte doğumsal kusur yapan ilaçlardan biri olduğundan bu ilaç gebe olan veya gebelik şüphesi olan kadınlarda kullanılmamalıdır.Jinekolojik Belirtiler Adet Kanaması Düzensizlikleri Adet Gecikmesi ve Adet Görememe Hamile Kalamama Karın ve Kasık Ağrıları Cinsel İlişkinin Ağrılı Olması Adet Sancısı Premenstruel Sendrom PMS Akıntı Neden Olur? Sivilcelenme Neden Olur? Tüylenme Neden Olur? Dış Genital Bölge Sorunları Meme Ağrısı Mastalji Neden Olur? Kadınlarda Kansızlık Neden Olur? Kabızlık Peklik ve Dışkılama Sorunları
sivilce ilaçları adet düzensizliği yaparmı